Kendine benzeyeni görmekmiş aşk.
Sen benzersizken, nasıl sana benzediğimi söyleyebilirim.
Ama sana çok yakın bir yerdeyim.
Belkide en yakınından olduğumu hissettim.
Eğer günü gelir de benzersizde birleşeceksek bu senin eserin olacak.
Masada beş kişi.
Dördü sırlı, bir de suskun biri.
Biri Mona Lisa’yı anlatıyor.
Biri göklerde ki istikbali.
Biri anlatıyor ilk insanı kendi ağzından.
Düşünmem, yazmamdır.
Şehadetim sözüm, okumam anlamaya çalışmaktır.
Namazım dua, kıblem dua ettiğim her yerdir.
Zekatım bilinmez.
Bakışım, aramaktır.
Varlığın dengesinde bilmemek.
Yokluğun dengesinde bilmek.
Sınırlıdır bilinmezlik varlıkta.
Sınırsızdır bilgi yoklukta.
Bırak kuralı düzen önünde.
Bırak mantığı hayal önünde.
Bırak yaşamayı ölüm yanında.
Bırak yalanı herkes farkında.
Bir şeyin varlığında.
Var olmak isterim.
Hiçbir şeyin sonsuzluğunda.
Yok olmak isterim.
İnsanlar fani, mekanlar daimi.
İnsan kiracı, dünya ev sahibi.
Fani, daimi yere zarar veriyor.
Yetmiyor, kendini yiyip bitiriyor.
İstenmiyor savaş bitsin, göz yumuluyor.
Çelişiyorum seni severken.
Çelişiyorum kendimleyken.
Çelişkilerimdeki ikililikler birbirini tamamlıyor.
Üç günlük dünya burada geçiyor.
Dört mevsim seni yaşıyorum.
Sağanak yağmurda merdivenlerin dibinde bir çiçekçi.
Bir kargaşa mümkün merdivenlerde.
Çiçekçi çağırır, yağmur altındaki müşterileri.
Dönüp bakan yok çiçeklere.
Çiçekçinin yanında bir çocuk, bağırır mendil satmak için.
Biliyordun ve bakıyordun, önümdeki sıradan arkaya.
Gözlerimi gözlerine değdirmiyordum, bakıyordum yanındaki boşluğa.
Yollar ayrıldı, ruhum gezdi de bulamadı seni.
Ben evrenin her siyahında, hangi galaksinin köşe başında arıyorum seni?
Gezgin gezsin, 80 günde devrialemi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!