Kimisi kaybeder, kimi kazanır
Hayat böyle gider böyle uzanır
Kimi güler geçer kimi usanır
Herkese gül vermez, üstü dünyanın
Döner çevresinde dağlar üstünde
Ne sözler dökülür diller üstünden
Kimi acı gelir kiminin balı
Çiçekler açılır dallar üstünden
Kiminin azı var kiminin dolu
Bak dağına göre karlar yağarmış
Üstüme bakıp da aldanma dostum
İçim yırtık sökük yamalı hisler
Kimseye diyemem çaresiz sustum
Kalbim kırık dökük bu hali gizler
Taşımaz derdimi dağa yüklesem
Ayaklarım yürür müydü
Gidilecek yol olmasa
Ağaçlarım büyür müydü
Yeşerecek dal olmasa
Her gün yeniden doğuyor
Bilirsin, görünmez düşman dediğin
Saklanır derinde, öyle kör nokta
Beklersin dönecek, pişman dediğin
Kalır bir yerinde, var ile yokta
İşte öyle dostum dünya üzeri
Dünyada hiç bir şey sebepsiz değil
Görürsün, bir yerde olur faydası
Vardır, bir, yaradan sahipsiz değil
Görürsün, gönülde durur aynası
Taşıma dünyayı o seni taşır
Durdum İstanbul da şöyle bir baktım
Seninle yaşanan dünü düşündüm
Öyle bir masada mumları yaktım
Senle oturduğum günü düşündüm
Seyrettim karşıdan kız kulesini
Bu gönül esiyor deli bir rüzgar
Sende eskimeyen sıcak bir yüz var
Gelmez ki bak bize o eski bahar
Aldığını geri vermiyor zaman
Sevemem ki artık ben birisini
Dost, köşe masada bir garip durmuş
Dalıp gitmiş aklı evi barkında
Kim bilir kalbi ne hayaller kurmuş
Seslendim hiç mi hiç olmaz farkında
Sordum dedi bana çocuğum hasta
Olur, hata kusur hep bizim için
Yeter ki, pişmanlık duysun gönüller
Fazla istemedim ben azım için
Yeter ki sevgiyle doysun gönüller
Üzülme sevdiğim o dünden sonra




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!