Siyah saçlarında, gece karası
Gül dudağın, iki yaprak arası
Kirpik uçların da bir ok yarısı
Sanki bakışların çeker, sev diye
Şarkılarla, efkar dağıtır başın
Eğri oturalım, doğru diyelim
Telaş, donup kalmış gözler üstünde
El ele tutalım candan sevelim
Mutluluk yeşerir yüzler üstünde
Hep değişir olmuş dünya sahnesi
Güneş gibi bakar ışık saçardı
Hiç nemli değildi gözüm eskiden
Ben gülünce sanki güller açardı
Hep solgün değildi yüzüm eskiden
Bazı yollar zorlu geçti içimden
Abdülhamit hanın baktım tahtına
Bilmeden oluyor, sözle çatanı
Zor zamanlar çıkmış Onun bahtına
Korumuş düşmandan yine vatanı
Kimi dost görünmüş, kimi saldırmış
Ben doğduğum günden beri
Sevgi ile yola düştüm
Talan oldu gönül yeri
Hep vefasız kula düştüm
Gönül söyler kalem yazar
Resmine bakarım güller içinde
Koklarda yatarım kollar içinde
İzini ararım yollar içinde
Seni sensiz sevdim gönül dünyamda
Odamın kapalı örtük camları
Bir güzel tanıdım bakışı candan
Hem uzak hem yakın komşu biryandan
Dediler, taşınıp gidecek burdan
O yüzden telaşlı haller içinde
Bilen onu tanır, sevgi bağında
Unutturmuş zaman silmiş yüzümü
Sormuşlar adımı diyememişsin
Seviyorum derken kendi sözünü
Gönülden hissedip duyamamışsın
Oysa ben adını; dilde, elimde
O güzel gözlerin deniz renginde
Yoktur hiç benzerin eşin denginde
Gönlüm dolup taşar senin sevginde
Aşkın yollarında tanışmak ister
Kurup bir masayı en güzelinden
Benziyor bu ömrüm şu son bahara
Ne yaz bende kaldı, ne de ben yazdan
Söyledim şarkımı , sessiz duvara
Ne saz bende çaldı, ne de ben sazdan
Yaşadım hayatı , kıyı köşede




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!