Girmeye geç kaldım aşkın bağına
Hazan rüzgarları eser o yandan
Ateşler gelir de yar dudağına
Demez arzuları susar o yandan
Gülüm dallarına yetişemedim
O yeşil gözlerin aşkın yaprağı
Kırmızı dudağın gülü olsun yar
Gülünce açılır gördüm yanağı
Sana hep mutluluk neşe dolsun yar
Gülüm yaprağına toz konduramam
Öyle ayrı kaldık biz bu şehirde
Ben bir ucundayım sen bir ucunda
Aksam buluşurdum olsam nehirde
Gelirken tutardın sen avucunda
Şarkılar söylerim kor dudaklarda
O güzel yüzüne baktığım zaman
Belki de, Mecnunun Leylası derim
Su gibi gözüne aktığım zaman
Birikmiş sevgimin damlası derim
Sensiz sevdiğimiz şarkılar çalar
Al beni eline bir kitap gibi
Çevir bakışınla oku sevgimi
Topla hislerimi bir hesap gibi
Ben sende buldum o gönül dengimi
Gözlerin tutuyor aşka ışığı
Seninle İstanbul da
Baş başa kalabilsem
Felekten bir geceyi
Gizlice çalabilsem
Ben bu aşk kalesinde
Kurşun gibi sözler sıraladında
Gönlümü derinden yaraladında
Adını kalbimden karaladında
Ölümüne sebep oldun bu aşkın
Geceyi getirdin gündüz bahtıma
Hep seni arzularım
Benim ol istiyorum
Taşar aşk duygularım
Benden al istiyorum
Sen varsın her günümde
Saçların telleri yanaklarında
Kırmızı güller mi dudaklarında
Sevginin yumağı kucaklarında
Görenleri bağlar aşka götürür
Çiçekli tacını takar o başın
Yaşını göstermez o güzelliğin
Beslenir sevginin bahçelerinden
Sorma bana gülüm aşk söylediğin
Seslenir kalbinin hecelerinden
Sana öyle deli dolu aşığım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!