Zaman Zaman İçinde (Yunusca)
Ne ararsan var zamanda,
Görür insan tüm yaşamda,
Hem sabahta hem akşamda,
Zaman zaman içinde.
Yetti artık yaptığın, sabrımızı taşırdın,
Çıkasıca canını, almamıza az kaldı,
Cesaretsiz kör kalleş, şaşırdıkça şaşırdın,
Mayın döşeyen kolu, kırmamıza az kaldı.
Kahraman Mehmetçiğe, sinsice pusu kurdun,
Kara yazgıdır kara trenlerin
Kara gecelerde kara vagonlarıyla katıp getirdiği
Ben Burdur tren istasyonun
Beş Kırkbeş treninde “simit gevrek” diyen çocuk
Sabah alacasında anasının dualarıyla
Uyandırılıp uykulu gözlerle vagon pencerelerinden
Muhabbet yolunda,
En sağlam adım!
Mihnet sarayının,
Haremine mahrem!
Dünya evine girmeden,
Anne olan!
(S) onsuzluğun sahibi,
Y(Ü) celerin yücesi! …
Ku(L) larının içinden,
Nic(E) sini, İsrail oğullarına memur etmiş,
Ve pe(Y) gamberimsin demiştir.
Tüm aza(M) etiyle onları
DURDURUN
Göz gözü görmez oldu, tepelere çöktü sis,
Yaptı yapacağını, vicdansız kara iblis.
Kör kurşunla serildi, yiğit ayak altına,
Göz yaşına boğuldu, bak şu hane halkına.
Kırkdörtlü plakanın, ayrı yeri var bende,
Gözümün iki nuru, sende yaşar Malatya,
İnönüler Özallar, ışık saçan nur sende,
Nöbet tutan erinle, güvencesin Malatya.
Ağacının dalında, türlü türlü meyve var,
SALİH PEYGAMBER
(S) onsuzluk kervanında,
S(A) adet eri, Yaratan’a yâr.
Di) l) inde niyaz,
Neb(İ) ler mührüyle bahtiyar,
Yücelerden Yüce (Yunusca)
Zerreden küreye, her şeyde varsın.
Nehirler durdurur, umman yararsın.
Sonsuza sığmazsın, gönle sığarsın.
Bir bilinmez nicesin sen.
(Y) üz sürdüm dergâhına,
S(A) na emanettir diye sırlar otağı,
Ya(K) tı hicran ateşi yaktı gönül dağını,
Ve H(U) rilerin kirpiği,
De sü(P) ürdü dergahını! .....
Vaktidir kavuşmanın, bağla vuslat bağını! ....
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!