... Çoğu geceler uyku benden firar ediyor, birikiyor bir yerlerde.
Bende çıkınıma biriktirdiğim azıkları sırtlanıp,
elime asamı alıyor ve ay dedenin yaylağında biriken yıldızlara çobanlık yapıyorum.
Yıldızlar birikmiş karanlık çayırları yolarken büyük bir iştahla,
hararetle çıkarıyorum sakladığım kovuktan tütsülü demliğimi
Ve bulutla kalır, yağmurlu gözleri
Sırılsıklam
Islak kelebek
Bırakmalı o vadilerde, terk etmeli
Unutmalı seni küfi kahrınla
Adam
Yeminler, “sonsuza dek” yürü sen ileri
dilinde ölümsüzlük türküleri şak-şak
açılır bir gün âlemin sır perdeleri
savuşur karanlık, ansızın söker şafak
aldırma, eskisin eskidikçe gidenler
söyleme k/adın
nedir ki bildiğin
beklediğin mi ?
söylemekte güzelliğin
ama çıldırtıyor beni sözlerin
geldi mi beklediğin?
bir günahsız vardı hani
uzaklarda bekleyen
çocuksu düşlerle büyüyen
oysa görmeden sevecekti
görünce ölümden dönecekti.
ve sustu son bülbül
kuruyan son goncayla ayrıldı gülden
dallar son esen rüzgarla kırıldı
rüzgar Umursuz
yapraklar sarı
bir minicik can, nerelere sığmazdı ki ?
ruh olup uçmak
can olup konmak
gitmek, gelmek
ayrılmak, birleşmek, özlemek..
evet evet özlemek.
1
ne gerek vardı yıllarla tartmaya
yüzüme ışık tutmaya bir vadide
o boşluk kokan aynalarda
hesap sormaya ne gerek vardı?
Biz mecnunlar;
Bir başkasından ibaretiz!
Ömrümüz kendimizi aramakla geçer.
Savrulmalarımızı anlayamayıp bize deli diyenler,
Yüreğimizden içeriye bir bakabilseler anlayacaklar,
Anlaşılmak gibi bir derdimizin olmadığını.......




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!