Yeminler, “sonsuza dek” yürü sen ileri
dilinde ölümsüzlük türküleri şak-şak
açılır bir gün âlemin sır perdeleri
savuşur karanlık, ansızın söker şafak
aldırma, eskisin eskidikçe gidenler
bir kapı açılır ta! ötelerden renk-renk
gör ki, huzuru getirir Ogün gelenler
sevgi kucaklar dolusu, aşk hevenk-hevenk
duy ki, sesi gelir şu karşı tepelerden
gayri başka açar gül, başka öter bülbül
şükür kurtulur kelebek, pervanelerden
ve açılır İrem’in örtüleri tül-tül...
Kayıt Tarihi : 4.01.2011 16:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




ömrünün sonsuzluğa soyunan çığlığı doğar ılgıt ılgıt...
t e b r i k l e r Ali...
Denilebilir ki İnsan-oğlunun en kutsal duygusu, ' Bağımsızlık ' duygusudur. Kutsal Kurtuluş Savaşımız, özgürlük ateşinin tutuşturduğu yürek yığınlarıyla kazanıldı.
Şairimiz Ali EJDER, bu soylu duygusunu uyaklı dörtlüklerle sunmuş. Başarılı, güzel bir şiir. Ancak serbest yazılsaydı, daha bir ' esrik ' olurdu diye düşünüyorum.
Şairimizi yürekten kutlarken, antoloji.com/da kayıtlı ' Atatürk Marşı ' başlıklı şiirimin girişiyle kendisine eşlik etmek istiyorum:
' Yedi başlı azgın dev, çöktü üstüne Türk' ün;
' Tutuştu alev alev yüreği Atatürk'ün.
' İstanbul'dan Samsun'a çıktı yola seherden,
' Yükseldi güneş gibi göğün bittiği yerden.
...................
..................
*Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi-bilim Uzmanı*
Kelebek, en sonunda özgür demişsin bu şiirinde,ve sence gerçekten özgür mü?
Özgürlük kaçmak mı, gitmek mi yoksa unutup yok saymak mı?
Tebdil-i mekanda ve uzaklarda, elbette ki ferahlık vardır.. Peki ya kelebeğin üç günlük ömrüne ne demeli?
Kelebek aynı olduktan sonra, uzak sahiden uzak mıdır?
Umulur ki,acılar dinsin bir nebze, dağılsın kalp ve aklın içinde oynaşan dağınık ve anlamsız flu bulutlar.. Netleşsin yürekte atan can, belirsin zihni kamçılayan zehir.. Umulur ki,açılsın gözümüzü karartan sis perdesi, şahlansın umutlarımız kementlerimizi parçalarken yeniden !!!......
Aldırma demişsin, eskiyenler eskisin giderken demişsin..
Aldırma peki ama, farkında mısın neyi eskittiğinin?? Acıdan başka her eskinin ne kıymetli olduğunu bilmez misin? Ve nasıl gitmesine izin verirsin, nasıl eskitirsin?
Ne demiş Rumi'nin Şems'i;
Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını.
’’ Aman sakın kendini ‘’diye tembihler..Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği:
’’ Bırak kendini, ko gitsin ! ‘’
Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer.
Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var !!!
......................................................
Elinde yüreğin, yüreğinde aşk varsa asla özgür değilsin !!!
Ama en büyük özgürlük ise ele avuca sığmayan aşktır....
'' Bırak kendini, ko gitsin ''........
Gittiğin yerde,özgür kaldığına inanıyorsan şayet, ıslık çalan ağaçları, toprağı şaklatan yağmuru dinle..
Demli samimi bir bardak çayı, göl kıyısında yağmur altında yağmurluklarının içinde balık tutmaya çalışan iki kişiyi,bir kedi yavrusunu ve şakaklarından damlalar süzülen bir adama uzanan eli sakın unutma... Eskitme...Eskise de unutma !!!
Bir yaşanmışlıkta dolaştırdın dizelerinle..Ellerine sağlık, kutlu olsun.....
aldirma, eskisin eskidikçe gidenler
bir kapı açılır ta! ötelerden renk-renk
gör ki, huzuru getirir Ogün gelenler
sevgi kucaklar dolusu, aşk hevenk-hevenk
....
eyvallah Ali can
kutluyorum
saygılar
TÜM YORUMLAR (7)