Cenaze 01/49 Şiiri - Ali Ejder

Ali Ejder
9

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Cenaze 01/49

... Çoğu geceler uyku benden firar ediyor, birikiyor bir yerlerde.
Bende çıkınıma biriktirdiğim azıkları sırtlanıp,
elime asamı alıyor ve ay dedenin yaylağında biriken yıldızlara çobanlık yapıyorum.

Yıldızlar birikmiş karanlık çayırları yolarken büyük bir iştahla,
hararetle çıkarıyorum sakladığım kovuktan tütsülü demliğimi
İçerisine gün boyu biriken vız-vızlar kaçışıyor.
Acı bir su döküyorum damacanadan, say ki doğduğum pınarın gözyaşıdır.

Çıkınımı karıştırırken varlık-geçmiş-gelecek,
kaynar kara bağırlı demliğim öfkeyle...
ve, aniden bir kurt düşer akılsız başımın kayalıklarından
can havliyle savurur kendilerini yıldızlar,
derin galaksinin vadilerine doğru...
Bölünürler bölük-bölük.
Bir kaçı derin derelerde kaybolur
bir kaçı da yörüngesinden kopup Yusuf’un kuyularına düşer çaresiz.
Aklıma tükürüp bağırırım içerime,
itlerimi çağırırım “gah a gah”.

Naçarım
Ne yapsam ne etsem kurtaramıyorum
Kalanlar uzaklaştıkça uzaklaşıyorlar benden...
tıpkı hayallerim gibi,
canı bedeninden uzaklaşan balıklar misali titreyerek.
………………………………………………………………………………………………………

Bir cenaze deydim bugün
Cami avlusunda üç beş güvercin
Zemin mermerden, yer yer çukurlar oyulmuş
Çukurlara yağmur damlaları birikiyor
Peşinden İnsanlar birikiyor
Öteki geliyor, beriki geliyor...
Biri daha giriyor caminin dış kapısından
Ve peşinden Gözyaşı birikiyor, hüzün birikiyor
Peşinden de sorular birikiyor
“neden vefat etmiş? genç miymiş? ”
Sanki yaşlı olsa hüznü azaltacakmış.
Ama en çokta o birikiyor
Hasret birikiyor içerisine
Ne kötü şey, yalnızlık birikiyor en kimsesiz yerine
Tuhaftır Ağlamıyor da!
Hatta o kısık sesli gülüşünü duyuyorum bir ara
ve sanki İnadına gülüyor.

Avluda yaşama dair bildik özetler çıkarılıyor hayat metot defterine
“Ölüm de yaşamak kadar doğal. insanlar doğarlar, yaşarlar ve ölürler.
kimsenin kalbini kırmayacaksın. ne zaman ne olacağı belli değil”.

Bir anlatılanlara kulak veriyorum, bir onu seyrediyorum
O'da mermer zeminin çukurlarında biriken yağmur sularına bakıyor
O'da birikiyor yağmur damlaları gibi...
Son yolculuğa uğurladığı can yoldaşına birikiyor.

Hoca geliyor bir yerlerden.

Saçakların altından çıkıp musalla taşı önünde saf tutulur.
"safta mıyım ben?
en öndeyim sanki...garip"
Cenaze namazı kılınıyor
Yağmur daha da hızlanıyor
çukurlara daha çok yağmur damlaları birikiyor.
O' daha da çok birikiyor
En çok o birikiyor
En çok o...

Cenaze arabasına doğru omuzlar altında ilerliyor tabut
Yavaş yavaş itiliyor, özenle yerleştiriliyor
Sonra o,
Cenaze arabasının kapısını açarken belli belirsiz ağlamaya başlıyor
Onu seyrediyorum
öylece seyrediyorum onu...

Camiden çıkıyoruz...
Bu acıyı suistimal etmek isteyen dilenciler dışarıda
Allah rızasıyla başlıyorlar yalvarışlarına
Onların da önünde bozuk paralar birikiyor, oralı olmuyorum.
Karşıyaka Mezarlığı’na doğru yol alıyoruz
Açım, midem bulanıyor
Bir şey yemezsem migrenim başlayacak
Canım bir şey istemiyor
Migrenim birikiyor ense kökümden göz kapaklarıma doğru

Olsun
Bir oyun oynuyorum
o çok sevdiğim türkü içime birikiyor...

“uçtum ateş üstüne
dağlansın diye sızım
sorma halim ne olur
yoruldum anlamsızım.
yağmur doldu içime
açım, sigarasızım.
duymuyor musun?
ben geldim; vefasızım.”

Oyun bitiyor

Karşıyaka mezarlığından içeri giriyoruz
Ne kadar da büyükmüş
Hayat akıp giderken birileri çıkıyor akıştan,
ve burada birikiyor demek
İrkiliyorum!

Onu görüyorum
kalabalık içerisinde acının en koyu yerini belli ediyor lacivert pardösüsü
Diğer mezarların arasından özenle ilerliyorum.
Kimi mezarlıklar şölen varmışcasına süslü püslü
Kimisinde mermerde yok
Bir tahta ya da taş parçasında yer alıyor bilgiler.
Geride kalanlar hala ihtirastan, farklı olmaktan vazgeçmek istemiyorlar anlaşılan.

Yaşam burada bitiyor!

Mezar taşını sağ eliyle sıkı sıkı tutuyor o
Arada bir çukura bakmaktan kendini alamıyor
Birileri tahta getiriyor, kürekler çıkarılan toprağa saplanmış
O geri çekiliyor bir ara
Uzakları seyrediyor, çok uzakları…
Sonra tekrar mezar taşını sağ eliyle sıkı sıkı tutuyor
Hemen yanında hoca.

Sıraya giriliyor, kürek kürek toprak atılacak
Genç kadın yarım kürek toprağı zor atıyor
İçim acıyor...
Elinden kürek hemen alınıyor
Gömme işlemi bitiyor
Bir o kalıyor mezar başında, bir de… bir de…

Çocuksu suratı asılıyor, kaşları aşağı düşüyor.
Yalnızlık birikiyor az ötede, yağmur hemen yanı başında
Herkes ayrılıyor, içerimde yine o türkü;

“uçtum ateş üstüne
dağlansın diye sızım
sorma halim ne olur
yoruldum anlamsızım.
yağmur doldu içime
açım sigarasızım
duymuyor musun?
ben geldim vefasızım”.

En çok yalnızlık birikir
En çok yalnızlık
En çok
En…
...

Ali Ejder
Kayıt Tarihi : 28.08.2010 21:57:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Nazende Kaya
    Nazende Kaya

    Çoğu geceler uyku benden firar ediyor, birikiyor bir yerlerde.
    Bende çıkınımı biriktirdiğim azıklarla doldurup,
    elime asamı alıyor ve ay dedenin yaylağında biriken yıldızlara çobanlık yapıyorum!

    NAZENDE KAYA

    Cevap Yaz
  • Sahra Yaren
    Sahra Yaren

    ................
    ............................
    .......................................

    “Uçtum ateş üstüne
    Dağlansın diye sızım
    Sorma halim ne olur
    Yoruldum anlamsızım.
    Yağmur doldu içime
    Açım, sigarasızım.
    Duymuyor musun?
    Ben geldim; vefasızım.”

    ....Ve aslında en kahırlı olanı da, işte bu bölümdü...

    Cevap Yaz
  • Yagmurum Ben
    Yagmurum Ben

    adım adım yalnızlık kokuyor satırlar. İçime işledi okurken ne güzel bir kalem varmış meğer burada da haberim yok. Kutluyorum ali bey yüreğinizi. Çok etkileyiciydi.

    Cevap Yaz
  • Muzeyyen Baskir
    Muzeyyen Baskir

    o kadar duygusallıkla okudumki....
    senin nasıl hassas biri olduğunu biliyorumda.....ama bu kadarınıda beklemiyordum var olasın emi.....

    Cevap Yaz
  • İbrahim İnce
    İbrahim İnce

    Saygı değer şiir dostu.Uzun zaman varki böylesine içli,böylesine anlamlı,böylesine yürekten,okurken adeta yaşatan bir yapıttı.Zevkle ve keyifle okudum.Yüreğinize sağlık kaleminizin ucu hiç bitmesin.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (6)

Ali Ejder