çırpınırım,
ellerinde titreşirim
ruhum esrarlı bir mekik gibi
gelir gider renk ibrişimlerim
gökkuşağı sarmalıyım sanki
aşk kan-ter içinde, ateşe atılı yüreğim
Ahh lia!..
Onursuz gecelerde karardı göğün
Çapraz ihanetlerin ortasında;
Umulmadık taş, adressiz kurşun
Vurgun üstüne vurgun
Dumansız ateşlerle dağlandı göğsün
Yaşarken ben bu dünyada
Ürüzgârlı bir ikindide
Dağ kekiği kokan şu yerlerde
Belki bir baharın tam orta yerinde
Belki kara bir kışın ak kefeninde..
En çokta,
Bir sesten ibaret kaldım, duy beni !
-duy beni..
Sesime ses ver !
-ses ver ..
Beni nasıl terkettin ?
-terkettin..
Hiç zor olmayacak inan,
Ölüp ölüp dirildiğin an..!
Bana benzeyeceğin zamandan bahsediyorum.
Hani o hep uzak kalmak istediğin bana..!
Sen aynı sen, masa aynı masa
1
ne gerek vardı yıllarla tartmaya
yüzüme ışık tutmaya bir vadide
o boşluk kokan aynalarda
hesap sormaya ne gerek vardı?
bir minicik can, nerelere sığmazdı ki ?
ruh olup uçmak
can olup konmak
gitmek, gelmek
ayrılmak, birleşmek, özlemek..
evet evet özlemek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!