Bu dünya yalandır, Ahrettir bâki
Ecelin gelişi, hep emri vâki
Bundan gayrısıdır, bil ki afâki
Ezelden farkında, bunun muttâki
Tüm bu gerçekleri, bilmeli insan
Küfürü terk ile, gelmeli insan
KAOSA DAVET
Herkes ben diyerek, öne çıkıyor
Maddiyata tanrı, diye tapıyor
Ârifler şaşırmış, bön bön bakıyor
Ayak belli değil, baş belli değil
KAPINDAYIZ YA RABB!
Yılların bakiyesi, kaldı ağarmış saçlar
Yazıldı defterine, işlenen sevap, suçlar
Geçmişini unuttu, karnı doyan çok açlar
Yüce Rabbim halleri, alt üst eder aktarır
Sanki ayrı dünyadır, saklar bin bir süprizi
Her çalış barındırır, kendi içinde gizi
Bazısı müzik yapar, bazısı sesin tizi
Ümit ve yeislere, hep medar kapı zili
Koca Türkün yüreğinin, sızlayan bir yarası
Otuz yıllık bir zulüm bu, beşerin yüz karası
Mazlum olan müslüman hele de Türk olursa
Üç Maymunu oynarlar, Amerika, Rusyası
Ermeniler kukladır, kuklacılar geride
Adın gibi, bahtın kara
Hep kan damlar, bir yara
Yetsin artık, bunca zulüm
Son verelim, istihkara
Cevap verelim ,feryada
Yeşilin her tonu, saklı sinende
Zirvesinden sahiline inende
Takalara, mavnalara binende
Dalgalarla salla salla sar beni
Unuttun mu? yeşil gözlü yâr beni
KARDEŞLİK DAİM OLSUN
Bin yıllık kardeşiz, yüzünü asma
Bölünürsek düşman, takacak tasma
Fitneye kapılma, birliği sarsma
İnanma düşmana, gel beri beri
Kar riyâkâr değil, herkese beyaz
Poyraz zâlim olur, getirir ayaz
Gönülde yanarsa, Hakkın ateşi
Dilde eksik olmaz, Rabbine niyaz
Karda ki beyazlık, yakındır nura
Boydan sayılır kısa
Meyveyi yer, kasa kasa
Kahvaltıda on yumurta
Yemeyi sever hulasa
Hiç bir şey koymaz cebine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!