Buraya kadar
Demiştik ahdimiz mezara kadar
Üzgünüm dostlarım mümkün degilmiş
Yoksa dostluklara değdi mi nazar
Kimi dim dik kalmış kimi eğilmiş
BU DÜNYA TARLA
Ömür dediğin ne? Dünyaya nazar
Mülküm sanar, tamahkârla, işgüzâr
Kısa bir seyahat, beşik ve mezar
Deden varsa, nerde onun dedesi?
BU GİDİŞ HAYRA DEĞİL
İnsanlığın, dip yaptığı, bu çağda
Ölen kurtuluyor, dert kalan sağda
Eşkiya şehirde, değildir dağda
Bütün bu olana, ederim hayret
BU GÜN VARSIN YARIN YOKSUN
Her halimi Hak bilir, dili koymam araya
Başka her şey sebeptir, Haktan şifâ yaraya
Mahşer günü bakılmaz, kalbi, yüzü karaya
Yaratanın has kulu, boynunu büker gelir
BU HAYATTA
Yol gideni, lafa tutup, eyleme
Çiy insana, hatâsını, söyleme
Hazırlık yapmadan, geçme eyleme
Hüsrana uğrarsın, netice muhal
BU NASIL İNSANLIK
Kendini insandan, sayan varlıklar
Merhamet biterse, insanlık biter
Seyretmek bir yana, dâhil oldunuz
Bu nasıl insanlık, zulümler yeter
BUNDAN SONRA
Dem vurmayın, insanlıktan, ahlâktan
Sözlerin hükmü yok, bil bundan sonra
Her şey ayan beyan, ari muğlaktan
Yalan deme! karnım, tok bundan sonra
BU NE HAL
Bu kadar gaflette, olur mu? İnsan
Nerede yanlışlık, nerede noksan
Ülkemiz olacak, yer ile yeksan
Gideriz ateşe, göz göre göre
Genelde kubbelidir, düz çatılar olsa da
Eklentiler boş kalır, ana mekân dolsa da
Yüzde doksan Müslümanız, Müslümanlar bu kadar
Bu gidişle ülkede, Müslüman karaborsa
Martın On Sekizi, ilk gülleler ilk kurşun
Emsâli yok Dünya da, bu yiğitçe duruşun
Mehmetlerin sinesi, çelikten bir bariyer
İmanın ilanıdır, küfre karşı koyuşun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!