Yaşın geçmiş yetmişi, koşma şöhret peşinde
Şeriata sıkı yapış, her yaptığın işinde
Hasenat ve taatı, sakın ola terk etme
İslamı yaşayasın, uyanıkken, düşünde
Daha fazla ne olur, yetmişin de ötesi
İHTAR DEĞİL NASİHAT
Sana diyeceğim, var insanoğlu
Olsun suyun tatlı, ekmeğin yağlı
Beklenti gayretle, dengeli olur
Hakkın ikramı da, gayrete bağlı
İHTİYARLIK
Yaşım yetmiş oldu, artık yoruldum
Aynı yerden, tekrar tekrar vuruldum
Menzile varmaya, yola koyuldum
Nüfus kayıdından, gayri düş beni
İKBÂL MAKBÛLDEDİR
Derler ki misafir, rızkıyla gelir
Erdem sahipleri, hep bunu bilir
Yaptığın iyilik, yanına kalır
Hoş tut mihmânını, onla hoşbeş et
İKİ KELÂM
Kontrol edilmezse, nefisin hırsı
Alamaz olandan, kat'iyen dersi
Yaptığın ameller, değildir irsî
Tamahkârın gözü, daim aç olur
Elbistan kazası Maraş’dır ili
Yoktur bir yeşillik dikendir gülü
Yanında Cennettir Afrika çölü
Eremedim İkizpınar sırrına
Eskiden buranın adıymış Çopur
Seni gören, başka dağa, dağ demez
Ulu çamlar, dik büyürler, baş eğmez
Koyu gölgelerin, serin mi serin
Işık görmez, aydınlığa yol vermez
Coşkun çaylarından, bereket akar
İLİM KENDİNİ BİLMEKTİR
Abesle iştigâl, etme dünyada
Faydasına olsun, ilim insanın
Kötü şöhret, bulunmasın, künyede
Edeb dâhilinde, olsun lîsanın
Kendi gözünde mertek, sende görür samanı
Usanmadan tekrarlar, her gün kırk bir yalanı
Hak, hukuk hak getire, yoktur makbul meziyet
Kendine haklı görür, memleketi talanı
Yüz senedir emmişler, bu milletin kanını
ÎMÂN MUHKEM KALEDİR
Bu dünyanın adaleti zâhiri
Günü değil, düşünmeli âhiri
Dalâlette, insanların kâhiri
Açgözlünün, karnı daim aç olur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!