Hasretin yelleri değmeden önce,
Koca bir çınardım, yıkılmazdım ben.
Feleğim boynumu eğmeden önce,
Dizlerim üstüne, çakılmazdım ben.
Harabe bir yolken senle düz oldum.
Dost bildiğim insanlar, hep mezarımı eşti,
Bütün fani bağları, bir zaman kesip gittim.
Nankörlerin gölgesi, haddi hududu aştı,
Can evime kilidi, bir zaman asıp gittim.
Bu ağır sükûneti, acizliğimden sandı.
Ben, uyurken bile seni severdim.
Rüyalarımda biz varken bitirdin.
Sen gidince, hayalinle evlendim.
Gönlünce tozup yürürken bitirdin.
Gönlümde uçup giderken bitirdin.
Bugün bir iyilik yap,
küçücük de olsa fark etmez.
Bir yetimin saçına dokun mesela,
o dokunuşun sıcaklığında
koca bir dünyanın ağrısı diner.
Küre-i Arz'ı karıştırdım durdum,
Senden gayrı ehli yâr bulamadım.
Tüm çiçekleri soruşturdum sordum,
Yârim gibi kokan, tür bulamadım.
Bağıma bahçeme bir rahmet yağdı,
Sen benim birimi bin etmedin mi
Yaralı gönlüme, çok iyi geldin
Kahrıma razı gelip, çekmedin mi
Onanmaz derdime, çok iyi geldin
Zehrimi baldan edip, yemedin mi
Dedi; bahçemizde, güller açılmış,
Yanağın o gülden, al diyemedim.
Dedi; dört bir yana, koku saçılmış,
Zülfünü rüzgâra, sal diyemedim.
Dedi; telli turna, yuvadan uçar,
Dedim; yanağının rengi nasıldır?
Dedi; yeni açmış güle benziyor.
Dedim; Leyla kızın dengi nasıldır?
Dedi; bir sevda ki çöle benziyor.
Dedim; yüreğinde yerim neresi?
Hayat tarlasına mutluluk saçın.
Öfke, kin ekmeye, değmez bu dünya.
Gözün gördüğü her şey insan için.
Göz yaşı dökmeye, değmez bu dünya.
Dertleri dizer de kursağa, 'ye' der.
Ölümün nağadar, yaharmış canı.
Gozümdeki yaşlar, dinmiyi anam.
Torpağın sahladı, döktüğün ganı.
Gedişine ahlım, ganmıyı anam.
Mezarın üsdüne, yığılıp galdım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!