Söyle Üstadım...
Zaman mı insanı eskitir, İnsan mı zamanı eritir?
Aynadaki o yorgun yüze her baktığımda
Gözyaşlarım, kalbimin semalarına,
yağmurlu bir akşam sunuyor durmadan.
Aklımın penceresinden içeri bakanlar,
İtrail denen kukla, masumlara kıyandır,
Ya Rab sen şehidimi, Cennetinde uyandır!
“İtrail” diye geçer, tarihe kara adın,
Müjdemiz yakındır bak, kalmadı pek miadın!
Mecnun çöllere, ben yollara düştüm
Hangi çıkmazdasın, söyle sevgili
Hasreti, kaldırımlarla bölüştüm
Ne yaptım ben sana, böyle sevgili
Senin için, it kopukla dövüştüm
Ben gündüzleri unuturum, sana gecem desinler.
Bana yazılmamış şiirler, sana kalem desinler.
Bana cehennem, sana çıram desinler.
Bana amansız hastalık, sana çarem desinler
Alev ateş yanıyordum senin için.
Üstümden çağlar geçti, ben yine ayaktayım.
Ozanların dilinde, gizli bir uyaktayım.
Bir yakam garb'a bakar, bir yakam bakar şark'a.
Benim gibi bir nimet, nasiptir şanlı Türk'e.
On iki kişi, Madleen'le çıktık yola.
Rotamız Gazzeydi, vermedik mola.
Bastılar madleen'i, sonumuz hayrola.
Viran olan ailemiz, hanemizdi Gazze..
Müslümanın göz yaşı, dinmeden orada.
Ana yüreğine, dolmuştur hüzün,
Gözümün yaşları, bitmez şehidim.
Bu acı ömürlük, dinmez ki sızın.
Bin can versek de, yetmez şehidim
Kimisi evliydi, kimisi bekar.
Artık benden nefret mi ediyorsun?
Olsun.
Nefretin bile bir zamanlar sevginden doğdu,
Ben o kökleri ellerimle suladım…
Şimdi o kökler, beni boğuyor..
Sevme beni.
Sen sevince, benim canımı acıtıyorsun.
Sen sevince, içimdeki sessizlik çığlığa dönüşüyor.
Sen sevince, ben eksiliyorum.
Sevme beni.
Yıhıldı başıma, düyna sarayı,
Sönmedi ocağım, kor oldu baba.
Feleêm azdırdı, eski yarayı.
Gôzûmün ışığı, kör oldu baba.
Yaslandım sırtına, bir ulu dağdın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!