Akın Akça Şiirleri - Şair Akın Akça

Akın Akça

sonra atlas
kapı kulbundan;
evet, ve sonra gene atlas,
kapının kulbundan.
geçeriz tünellerden.
yaslar içinden tas çıkartır,

Devamını Oku
Akın Akça

Kaç haklı gerekçeye sığabilir;
Bir nevi, Zaman geçsin diye zorlamak zamanı. Ki KORKU,
geceleri rahat olmak için bertaraf edilesi sığınma payı değildir bir başkasına.
O kestiğin dilim;
dikkat et, zehir olur sonra sana.
Kollamak yavrusunu ya da

Devamını Oku
Akın Akça

Sonsuzdan önce
sabit.
Kımıl kımıl
ama sağlam:
yerini bilir,
yapışmış,

Devamını Oku
Akın Akça

Saklamamalısın aşkını, yaşamalısın.
Bir kez mi sevdin, daha sevecek misin, pek bilemezsin
Ama bana bakman lazım
O zaman, bunu sormayacaksın.
Şu şiirindeki gibi çağdaşımız bir kadın şairin:

Devamını Oku
Akın Akça

Girişte sorarlar:

- “Kim o? ”

Çıkışta cevaplarlar:

Devamını Oku
Akın Akça

akos: ako sos :)

nohut suyu (nohut yemeğinin suyu)
pancar turşusu suyu
köy biber salçası (azıcık)
hot chili sauce

Devamını Oku
Akın Akça

Güzelliğin içinden kulaçlayan tonu kararlı sarı sevgin
daha güzeldir göklere ışıldayan ulaşılmazlığından nesne'de;
yine de, olay gelir üst üste, ağzı varır coşku ahengin,
varırız böyle devamlı, şafak hep bir an sonrasıdır sevgide.
Aylar ayları, geçer doğan Ay'lar batan güneşleri de,
devirmesinde güneşlerin kendini bu daha kutsal değildir;

Devamını Oku
Akın Akça

Yakalamak istiyorum, peki
canlıyken yapabilecek miyim bunu?
Okudun mu yolladığım eki,mektuptaki;
sıkı zapdet demiştim ona,senin duruşunu!
hastalığın ileri safhası haplar gibi mi kudurttu,
Bu sevgi sana verdiğim? Yoksa kullandın ya

Devamını Oku
Akın Akça

Geldiği noktada, yanaştı o bulut tekrar, aradığı göğe;
kıvılcımlar çıkara indi ormana yamacına yanaştı
Ve incelmek pahasına, karıştırıp sevda lüksü düdüklüsünü fokurdayan damıtılmış öğe,
bir Cirrocumulus'a dönüştü -yoğun Cirrus'tu önceki taşıtı:
Evet, bir taşıt, çünkü içi ışıldıyor bulutun;
o bulut ki, bir John Donne algılayışındaki çeper,

Devamını Oku
Akın Akça

Şu sevgililer için hazırlanmamış karartma
en hoş çiçeklerden olarak geldi de
karartmanın içindeki zaafları zamanın bir masada,
zarafetiydi, burdu aşkı yığıştı kandilde.*
Apaydınlıktır masadaki çiçek tarlasının ufku,
mesela senin gelecek müjdeleyen şaşkın gözlerin

Devamını Oku