-
Hacıveled ulemaları doluştu büyük sahanlığa;
Kırmızı üstüne beyaz değil beyaz üstüne kırmızı
Kardinal başlıkları, kelle kıl torbaları’nın takke yerlerinde.
Kardinal balığı olsalardı; hiç değilse
Resif bilirleridi, mercan, kaldırmak yerine ortadan ‘silah ruhsatsız muhtar’ korkuluk.
Görünmeyen
karanlık bir hücrenin
kapan kozu olmak;
sanki direncinin senin olduğu
ve olmayacak şeyleri de savuşturduğun için,
her şeyin üstesinden gelmenin beklenmesi gibi...
Remarkably, it’s more than we’re supposed to be.
Hands in gloves thru the clouds, many strata
Are calling us to grow tiny on simpicity.
As brave as the fly of an eagle, heavenly saga
Is walking on the ground, here on earth, worth seeing access.
You’d better go, activate the puzzle of yours to destiny
Tik tak tik tak tik tak.
Hızlı geçiyor insan zaman üstü...
Tik tak Tik tak Tik tak Tik;
öncesinde, zamana geçiyor insan;
belki birisiyle, planlarda
ve durağan her şey, yaşanırken.
Sütü ayrana dökersen,
Ne çıkar orta yere?
Hep daha koyu
Ya da daha açık bir renk:
Yeğdir bu,yeğcedir:
Öfke-budadaları gelince,
Bord de la mer: Denizin kenarı, göl kıyısı, waterside (Fransızca bir kelime)
Halo: Hale, meleklerdeki başa konulan ışık çemberi
Discreet= schematic: Yöntemli
Wreath: Çelenk, çiçekten yapılmış taç
Marvelous= stupendous: Harikulade
Nerdæmekle sallıyorsun aldığın bebeği bebeğim kucağına,
yoksa o bağırda kendin yerine bir yuva mı taşıyorsun?
Öyle ki biri vardır belki, belkisi fazladır sana;
kim kızdırdı da, yapı'da dolaşan insanları yuvaya sordurdun?
Öyle öngörülüsündür ki, hayatı Güneş'e sordurtmayacak kadar;
bırak kalsın hayatı yerinde, gel ama ses tazeleyelim
Sen ey azgın Karayel,Güzatının soluğu;
Hışım,haberin senin kurumuş yapraklara Tut ki tayfı yıldıran büyücünün buyruğu,Önün sıra koşarlar bu sarı,sayrı,kara;
Bu alhummalı sürü;
şeytan arabasıyla Sensin kapıp kaçıran karakış yataklara Uçarı tohumları,düğüne kırk gün kala...
Sen ey azgın Ecinni,baskın çıkan ecele;
Yıkan da sen,kuran da;
Otur canım, kendimizi bilelim; sen ki hak edensin bu üzüntün niyedir?
her şeyi biliyorsun aslında; uzak, gün kadar yakın ve sen, bir dalgakıran
ve//ki öyle çok suyla boğuşuyorsun ki şu aşağıda, tepeden yağmur nicedir
çünkü onları da reddediyorsun, niyedir? o güzel damlaları, bağdaş kuran.
Ağlayınca hüngür hüngür ağlarsın sen, yeşil yapraktan daha titrek;
yaprak damlayı sever, sabahla doğada müzik dolar, canlılara raks
Şafakla, sabaha açmaya gelen gelir çoğuna kör alacada
da baykuşun demsizliğinden denk verir, her zaman gözleyiş;
sen ne kadar ulusundur ki sevgili, puhu yapmıştır bağıra
çağıra bunu, karıştırarak nidayı seninkine, ki sen ol gitmeyiş.
Gelecekler gözlenir kahinenin bir 'istikbal' sözünde;
kılı kırk yaran gecelerin uçurduğu sabahlardan gelen güzel uyku




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...