Akın Akça Şiirleri - Şair Akın Akça

Akın Akça

Nerdæmekle sallıyorsun aldığın bebeği bebeğim kucağına,
yoksa o bağırda kendin yerine bir yuva mı taşıyorsun?
Öyle ki biri vardır belki, belkisi fazladır sana;
kim kızdırdı da, yapı'da dolaşan insanları yuvaya sordurdun?
Öyle öngörülüsündür ki, hayatı Güneş'e sordurtmayacak kadar;
bırak kalsın hayatı yerinde, gel ama ses tazeleyelim

Devamını Oku
Akın Akça

Sen ey azgın Karayel,Güzatının soluğu;
Hışım,haberin senin kurumuş yapraklara Tut ki tayfı yıldıran büyücünün buyruğu,Önün sıra koşarlar bu sarı,sayrı,kara;
Bu alhummalı sürü;
şeytan arabasıyla Sensin kapıp kaçıran karakış yataklara Uçarı tohumları,düğüne kırk gün kala...
Sen ey azgın Ecinni,baskın çıkan ecele;
Yıkan da sen,kuran da;

Devamını Oku
Akın Akça

Otur canım, kendimizi bilelim; sen ki hak edensin bu üzüntün niyedir?
her şeyi biliyorsun aslında; uzak, gün kadar yakın ve sen, bir dalgakıran
ve//ki öyle çok suyla boğuşuyorsun ki şu aşağıda, tepeden yağmur nicedir
çünkü onları da reddediyorsun, niyedir? o güzel damlaları, bağdaş kuran.
Ağlayınca hüngür hüngür ağlarsın sen, yeşil yapraktan daha titrek;
yaprak damlayı sever, sabahla doğada müzik dolar, canlılara raks

Devamını Oku
Akın Akça

Şafakla, sabaha açmaya gelen gelir çoğuna kör alacada
da baykuşun demsizliğinden denk verir, her zaman gözleyiş;
sen ne kadar ulusundur ki sevgili, puhu yapmıştır bağıra
çağıra bunu, karıştırarak nidayı seninkine, ki sen ol gitmeyiş.
Gelecekler gözlenir kahinenin bir 'istikbal' sözünde;
kılı kırk yaran gecelerin uçurduğu sabahlardan gelen güzel uyku

Devamını Oku
Akın Akça

Güneşi gökyüzünün, canlı yıldızların bağrında varolan;
Balkondan bilinçsiz sefasını sürdüğün şu cereme
Aslında bir müjdenin temsilcisi, kadırga, şimşek ve kurudgan.3
Şimdiki kudurgan, yarınki kuduracak mengene; 4
Sen asılsındır, sağlam... her zamanki dengene,
Şu kendini, çalışkanlığının perçini sükununla oluştur, veriver;

Devamını Oku
Akın Akça

Güneşin gözünde tepegöz ışıltılar; de termonükleer:
“Golyat ilerliyor karanlığa, sapana, kurt kapanına…”;
zaman kurtçuğu esenin tozuttuğun aheste, fazla seküler
‘yobazın sıradanı’ gibidir, Golyat ve sapancı çocuk napa avcunda.
Bir kez daha vur ışınını döner giderken yıldızımız;
tüm gördüklerimiz seninle biraz hazımınla varolacak,

Devamını Oku
Akın Akça

Yüksekten uçuyorken
gece ve gündüz,
gündüz ve gece –kafa, ve dümdüz;
hece hece börülce, katrelerce-
karanlığın ışık vermez bir otobanında
sırdaş kilometretaşları

Devamını Oku
Akın Akça

Bir süre aradan sonra
ufuk damlalar çiseliyor okyanusta.
Ve küçük bir tekne, bir balıkçı içinde;
yüzüne ovmaya çıktı köşkten damlacıkları
tahta yerler parke gibi, az kaygan, cilalı
kayıp düşmeyecek, alışkın olan

Devamını Oku
Akın Akça

sonra atlas
kapı kulbundan;
evet, ve sonra gene atlas,
kapının kulbundan.
geçeriz tünellerden.
yaslar içinden tas çıkartır,

Devamını Oku
Akın Akça

Kaç haklı gerekçeye sığabilir;
Bir nevi, Zaman geçsin diye zorlamak zamanı. Ki KORKU,
geceleri rahat olmak için bertaraf edilesi sığınma payı değildir bir başkasına.
O kestiğin dilim;
dikkat et, zehir olur sonra sana.
Kollamak yavrusunu ya da

Devamını Oku