Mangalı süpür sen,
İnsan elinde satarak cakanı.
Güzel olmuş yemekler.
Bazı gereksizden öte
Toplanılmaması gerekli
Kırıntıları söylerlerse
Duvarda gitmeyen araba,
aynanın ardında;
içinde duvardaki çentiğin;
kapıyı, şöyle, hemen
salonun, belini
bükünce, açılmaya, kulbunun.
Tutabileceğin kadar yakın.
Her bir toz, parlıyor uzakta, yakında.
Can çıkarır, fazlası sakın.(!)
Renkler geçişiyor yaza kuşakta;
Kolaysa, dur bakalım, tıkan.
Yakışır mı damla damla
Fark yarat! ! ! ! ! ! ! ! ! !
aklında aklın
yüreğinde senin yüreğin....
Sonra saçlarını
istersen kuaföre karıştırt,
No more love, no more love!
Let me give you a red rose, to remind you the days before;
you like everything, you accept all
the neighbours but the wastebasket
is too long not to understand our
thoughts, like a refusal of yours
I. BOŞVERMEYEN BACAKLI: KANATLI …
II. BİRLEŞİR GIDILAR
III.BİLİN ADAMLIĞI’NIN HALK SUSKUNLUĞU GİBİ BİR ŞEYLER(BİLİNÇLİ UYGULANAN
YANLIŞLARIN GÖBEĞİNDE SERPİLİRSE…)
IV. KATILAŞAN GİBİ BİR SIVI’DAN SOĞURULARAK SADELEŞMEYE, ‘BERRAKLAŞARAK DİNGİNLEŞMEYE’ (SANKİ) ÇALIŞAN …
V. KARARSIZ ORTALAMALARDA ‘SANA YAĞI-GRİZU’ (’:EVİN ANA, AŞÇIBAŞI)
Fazla hasret iyi şey değil.
Eriyor, hiçbir şeye titrek...
Dengede tutmak havadaki okyanusu,
kımıldaşan damlalaın oluşturduğu bir koca kütlede
ve salıvermek engini
gene geri dönsün de durmadan öylece ilerlesin diye! ...
Dear honey, whilst i discover thee day by day; Rainbow in skydepths thou roar’st upon an unnamed coast ‘re flowers’ a planetree. But oh, to the things o’‘wheresoevernesshood of the father of grey’; These akos also were hard since ‘tis eerie/ Indeed, harshly tricked odour but slice a peace Pearce oath: Fea ‘n kin* bright Brighton beaches; talkatively legendary ‘n teachers.. –Came it like never before a blood river as expressed an anon drought- Daysa ‘re eith Oort thunders or aort, seemed quietly attached realms o’faeries/ But/even do while loop waylaid by the robber of Eywallah Town at once; ‘twas real horror.There came we storm and here haunted, who’ll b brave Kull-called if things are clearer/ Earth hath not paid for sadness. Instead, whole world laid for happiness. When thou shouldst acknowledge, thou shalt move: I wish with your invitation i would affect artificially a bit.
“’H’achoo’, Caught a lite sneeze! ” I’ve kissed you cave-numerous. Both affairs and arsenic are in your mind’s pit. So you need a brain-boost.
Nymphs* are being victimezed jumping through the higher clouds but they are balding the values. So what hunts unless sadness' droughts…
-
Altı adam ve bir Fender.
Van Damme'yi tahta bir çarmıha gerdiler.
Sonra; düş çıkartma seanslarında rüyalarında;
dev ihraçlarında deri çizmesinin, yarı şuurlu;
Milyonlarca buz pateni
krizi dişlileri etütleri
gerçekleşmiş
şu lahmacun tabağı üzerine...
(Dalıp giden
kaç kişi olmuştur




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...