1/:
Vecd ve panik halinde haykırıyordu astrofizik...
Az evvelden Haberdar değildi mekan. Yani kadim metafizikten gelen her şey izan kitabının yansımasıydı aynaya. Salma çizgisinde inisiye edilmiştik ya. Kendi yazdıklarının gerisindeydi... Yani yarım kalıyordu parçacık fiziği skalasında atomlar sektörünün. Gılgameş şekilleniyordu virgül şeklinde. Kozmik yumurtanın ateş topları ise ikircik kusmadalar... Ve boş durmuyordular Sümer/Babil ilinde. Ve devasa Jüpi'nin altındaydı varsaydığımız paradigma. İşte o bizdik...
2/:
Vecd ve panik halinde haykırıyordu astrofizik...
Kozmik fon böcekleri ateş ateşe. Proksima yıldızında yaratılıyordu kızıl gözler. Benim gibiydiler. Aynı anda çıtırdaya çıtırdaya yok oluyordu baryonlar. Üstelik panik halinde haykırıyordular astrofizik cengaverleri. Ne yaptınız? Ezdiniz onu! Diyerek avunuyordu kızıl devler. Demek istiyorduk ki her şey yirmi beşti. 25 ve atomik...
1/:
Okuyorduk aşk evvelinde vicdani kitabın seher babını...
Yüreğimiz mavi kan... Ve kara balçık deposu. Muhayyilemiz anti madde... Bu saatte oluyur ne oluyorsa. Ve Esir sisi arasında tutsağız. Turkuvaz gözlerimiz burgu misali ilerliyorlar. Yuvarlaklaşıyor şişen evren. Ve heyula maddenin kaçkın kuzuları sürü peşinde. Damarlarımıza doldurduğumuz özalaşım yanıyor türkü türküye. Ve yana yana rengini örüyordu. Ardından bahtını döndürüyordu kuzey batıya. Bizse yazgımıza ve acı yurdu kahrımıza gark oluyorduk. Dökülüyorduk arzın kabına...
2/:
Ve okuyorduk aşk evvelinde vicdani kitabın seher babını...
Antimaddeye duyduğumuz reddi mirasımızdı. Çünkü öfkemizden yemleniyorduk koridorlarda. Yaralarımızdan akansa kızıl volkan mağmasıydı. Aslında uzayda aşk zamanıydı. Ve ateş ve suya abanarak. Yanarak gerdeğe girmek demiydi... Çimerek yeniden yaratılmak heyulanın içinde... Bir Satür kayzerinin fırdöndüsündeydik. Ve onun süslü entarisi gibiydi yörüngedeki ilk halka. Esri maddeyi bürünmüş yetimler gibiydik. Yani bir aşk ve ışk hanesindeydik. Her sektör kanından biçiyordu bayrak kumaşını..
Savrulur bir şeşber, kumun tozuyla.
Bela'da bir seyit, oğlu kızıyla.
Şam'a haber uçar, şimşek hızıyla.
***
Koca cezire ölüm, ile öpüştü.
Akbabalar kutlu kana üşüştü.
1/:
Zalimlerin aşk sergüzeştleri esirdiler simya formüllerine...
Dondurduğumuz problemlerdi şimdi karşımıza çıkan İblis'le. Ve birer birer çözülüyordu kördüğümler. Efsunlu aritmetiğin yetenekli ellerinde. Oysa zalimlerin bereketliydi yaylaları. Ancak yine de simya formüllerine esirdiler. Ve oldukça olmalıydı kaderlerde bela ve arsızlık. Ki dinmeli kaos... Işık tayflarının hareketleri yanağımızda yaraydı. Yüreğimizde zamanın izi... Ve aşk elçilerinin meşin kırbaçlarının şakırtılarıydı yıldırımlar. O yıldırımlar beynimize... Biz düşüyorduk ışıklı yarıkların ellerine...
2/:
Zalimlerin aşk sergüzeştleri esirdiler simya formüllerine...
Barbarlar mitoz usulle çoğalmaya durmuşlardı. Ve federasyon marşlarının ürperten sesiydi anlaşılmaz ezgiler. Aşk zamanını dişli testereleriyle ufalıyordu hünsa melekler. Bir kaplan postu gibiydi genişleyen uzayda mekan. Biz de ürkmüş koyunlar misali sabır meleşiyorduk. Sayın ki bir aşk ve ışk hanesindeydik. Muhtaçtık sevgililerin doyumsuz ilgilerine...
1/:
Kılıçlar ve kanlı savaş erleri bizi bilirler ki biz sevdayız som.
Ama kılıçlar ve kutlu savaş erleri bilmezler hıyanet ne?
Bu yüzden arkalarında gözlerine rastlamadık biz,
Hep ileri bakarlar arı duru sular içinde...
Akarlar Sıffin diye bir ovaya nehir olup,
1/:
Lebbeyk caney!
Bir peyik dolanır sürmeli kapıların eşik çukurunda,
Sesi bir yanık bir yanık!
Mevlana misalı uykulu,
Şemsettin emsali uyanık...
1/:
Bir maralcık kendi ekseninde,
Bağlama ve tefin tınılarına binerek.
Oysa kahkahalar uçuruyor bu demde,
Zalimanı Necefyan kuş diyarında,
Her bir yanında bir kulesi Şam'a ait.
1/:
Ay canlar canı ey!
Dinimizle tuttuğumuz kozmik deftere,
Can da canan da üç işaretle yazılır:
A, şe ve ke...
***
tek ödülü aşktır yüreğin,
kazanmışsa son yarışı,
kalp ganyanında…
***
Dört bir yanında,
ışılak madalyalar taşıyan adam...
1/:
Şu bizim Türkan abla,
Süpürür her sabah,
Mavi boyalı evinin önünü,
Temiz olsun diye sokaklar...
1a/:




-
Mahmut Okur
-
Salim Kanat
Tüm YorumlarÜstadı şahsen tanımamakla beraber memleketlisi (Sorgun) olmam hasebiyle ismen bilirim. Benim de Ahmet Yozgat adında bir eski arkadaşım var. Şiirle de ilgilenmez. Bu sayfayı görünce sandım ki O... Sonra şiirlere ve şiir sayısına baktım da aman Ya Rabbi... Bir ömre sığmaz bunlar hem de bu kalitede, ...
Birkaç şiirini okur okumaz anladım ki sıradan olmayan, farklı, orijinal bir şairle karşıkarşıyayım. Şairin üretkenliği karşısında hayretimi de ifade etmeden geçemem. Kendisini okumaya ve takibe değer buluyorum.