Her geçen bir günüm
Benden uzaga savrulan bir yaprak
Dünya bir okyanus
Ben içinde gün be gün eriyen buzdağı,
Yavaş yavaş küçülüyorum durmadan
Bir çıkışı yok bu bitmenin
Dünyaya gurbet,dünyadakilere gurbet.
Özlemeden olurmu var ise merhamet.
Anaya babaya sevene sevgiliye hasret
Yaşanan mı yalnızlık ve birde nedamet
Ne zaman sevsem,
Bir ayrılık rüzgârı çıkar.
Sürükler uçsuz kıyılarda,
Dar dünyam olur hücre.
Yetmez yaşamaya yerküre...
Güneş birazdan çıkınca şu dağın yamacından..
Bulduğum azıcık huzur kayacak avuçlarımdan..
Yine hüzün bir mecnun yaratacak acılarımdan..
Kalabalıklar yine habersiz kalacak yalnızlığımdan...
Yaprak yaprak sararıp solup
Sonra düşeceğiz dalından
Giden bilmezki gittiğini
Kalan habersiz gidilen yerden
Bir gerçek var ki gelmiyor,
Haber yok gidenlerden
onca sevgiler gibi sende
haketmedin bunca sevgiyi
ne ben bu kadar seveyim istedim
nede terketmeyi
Gözünde dünyayı taşıyor
Hüzün yüklü her daim.
Hep bir ıslaklık var gözlerinde
Cam gibi parlıyorlar.
İnsancıl bir sıcaklık hissettiriyor;
Ne zaman baksanız ona.
Yol üstünde bir han gibiyim.
Ne gelene ben gel dedim,
Ne giden benden izin aldı.
Oysa bu benim hayatımda,
Daha doğrusu ben öyle sanmıştım.
Nasılda yanılmışım.
Hangi umut bana seni geri getirir ki?
Hangi bakış sensiz ısıtır içimi?
Yutkunuyorum şimdi seni durmadan,
Acın kaldı senli bir hayat kurmadan..
Gözlerine bakamasada gözlerim,
Tutamasa da ellerini, ellerim.
Paylaşamasak da bir çayı, simiti,
O meşhur dürümcüde, yiyemesek de bir dürüm,
Ben seni hep bunlarla hatırlayacağım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!