Her gözde bir damla yaş; kan ağlatan Feleğin(!)
Dönmeyen bahtım gibi ta çarkına yanarım! ..
Bir ‘‘İman’’dan başka şey isteyecek dileğin
Suya aşık kor gibi, ta aklına yanarım! ...
Duydum, dolu dolu gözlerinde ben
İşte ben; perişan, yapayalnızım...
Toprağa dökülse bir damla yaşın
Gözünde, inci ki; o an cansızım! ..
Bir rüya bu: Sokaklar … dokunsam, ellerimi;
Bir suya, bir hayale dokunur gibi ıslak
Ve yumuşak, delecek.. akıp, eriyecekler! ..
Dökülünce bu beden, toprağa yaprak yaprak! ...
Gözlerim, biliyorum; beynimin gök yüzüdür..
Her anına bir hayal, düşer; katlanır gider! ...
Ve fakat neresinde, bu hayaller denizi
Beynimin neresinde, saklanır; ne gün biter? ...
Bir dolap gıcırtısı.. bir köhne han odası
Tavanda bir avize, yerde bir gaz sobası!
Şairin gönlü zengin, derlerse; inanmayın!
Şairin gönlü için, çile; alınyazısı..
Gökyüzünün yapraklara kondurduğu
Buseden arta kalmıştı, o yaş..
Onlar “çiğ düşmüş! ..” dediler!
Ya bir sığır ahırı, ya bir kuş kafesidir
Bir kelebek misali, beslediğin bu ceset...
Bir düşün, kapıların açıldığı saati
Felaket sığır için.. bir kuş için, saadet! ..
Ayağının altından, toz kaldıran rüzgarın
Unutma, mezarından toprak çalacağını! ...
Ne gariptir; ömrümü, gün be gün hazan eyledim..
Günleri kalem eyleyip,günahım yazan eyledim!
Ruh-ı canımla Mevla’ya, kul köle olacakken
Dost tutup mahlükatı, mezarım kazan eyledim! ..
Zikrinde yanmış gönül; yar ey, ateş bilmezsin!
Bir nur ki gönül, latif; ona ne eş bilmezsin!
‘‘Aksi, belki gözlerin; bir damla suda berrak
Yıkayan kainatı nedir Güneş? “Bilmezsin! ...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!