Gözlerinin gurbetine sürgün kelebek misali.
Memleket kokan gözlerine uçarım durmadan.
Gözlerinin rengi süslüyor cenubu ve şimali.
Gözlerin yuvamdır benim , gözlerindir asıl vatan.
Yağmur yağıyorken saçlarına nazlı İstanbul'un.
Çamlıca'nın kalbini kuşatıyor kesif bir hüzün.
Marmara, şakağıma dalga dalga sıkarken kurşun.
Her katre mızrak gibi hatıralar taşıyor bugün.
Bedenim üşüyor ama bak, içim yanıyor.
Cismim buz tutmuşken ruhum nasıl da kanıyor.
Halime bakanlar beni bir ölü sanıyor.
Kalbim, bu halde dahi yalnız seni anıyor.
Kaybolduğunda kutup yıldızına bakarmış insanlar.
Oysa seni görmediğim yerde ben her zaman kayıbım.
Ne kutup yıldızı kurtarır bu mecnunu ne ilanlar.
Denizin martıyı sevdiği gibi sevmek tek ayıbım.
Masum gözlerin sıksın son kurşunu şakağıma.
Sitem ederek dert yanarsam namerdim gülüm.
Ellerinle sen koy beni ebedi toprağıma.
Makberde olsun bari yokluğuna tahammülüm.
İster zulüm düşşün şu bahtıma ister ölüm
Martılar yok olup denizi terk etmedikçe
Güneş bütün enerjisini tüketmedikçe
Senden başkasını asla koklamam ben gülüm.
Adına hasretle bin şiir yazmaktansa biricik sevdam,
Papatyamsı gözlerine hergün bir defa bakmak isterdim.
Güneşe meydan okuyor mu hâlâ yüzündeki ihtişam.
Yoksa sana bu emsalsiz manayı sadece ben mi verdim?
O şiiri senin için yazdığımı kimse bilmeyecek.
Ölene dek yaşam rengim olacak gözlerinin elası.
Kimse bulamaz ki sırrımı aşikar edecek bir mercek?
Çünkü çözülmez kanayan yüreğimin kırgın parolası.
Yeminim var fethedeceğim, çıktım dönüşsüz sefere.
Kalbin vatanım, gözlerin Payitahtım olacak.
Gemilerimi yaktım, yar etmem seni ellere.
Bu can, bu ten gözlerinin gölgesinde solacak.
Gözlerinin yetimi olmak, ne kadar zor, gurbet ellerde.
En müstesna yeri sana ait, hâlâ hatıralarımın,
Senden bir koku, bir nefes arıyorum; esen şu yellerde.
Bir tebessümün şifası olacak bütün yaralarımın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!