Kağıda dokunan bir kalem gibi tutuyorum artık ellerini,
Zaman hafifletmedi hiç, anlayamadı çaresizliğimi.
Ne yalnız başıma oturduğum koltuk ne umut
Hiç bir şey dindiremedi hasret ve öfkemi.
Duyuyormusun.. Sessizlik ne kadar acı,
Hasretler ne kadar da koyu oluyor gidenlerin ardından.
Umuda serilir bütün hayaller
Neşteri vurmayı beklerken gerçekler
Tükenmek bilmez bir serüvendir bu..
Yenilmek bilmeyen.
Bir zaman gelir
Anlaşılmayı bekler bedenler
Derler ki aşk iki kişilik.
Nerede ne olursa olsun,
Bir beden var tamamlanmayı bekleyen uzaklarda.
Tanımlanmayan yalnızlıklar arasında.
Hayatta iki kişilik
Aklımda kaldığı kadarıyla iyi biriydin,
Gözlerinde bir neşe bir muhabbet,
Alabildiğine güneşli bir cennet.
Yalın bir umuttu doluydu gözlerin.
Aklımda kaldığı kadarıyla neşeli,
Gözlerin görmediği sessizliğin içerisinde
Sadakat ile bağlı eller
Sözler bir bıçak keskinliğinde
Düşler çaresiz sanrılarla boğuşur
Gözlerin görmediği bir çölde
Balıkçı çaresizliğinde
Biraz önce geldi zamanın
Dakika saniye bilmez
Sessiz sessiz ilerler saniseler
Ele geçirir dünyanı
Biraz önce geldi zamanın
Kaybetmek bilmez
Alevler içerisinde gördüm seni
Dalgalara susarcasına
Bir eylül akşamı
Geliyorum kavuşmaya
Yağrakların kızarmış dökülmüş
Ya dalga olmalı ya gökyüzü
Amansız hoyrat
Ya sevmeli derinden
Olmazlar olmalı
Yada gitmeli
Bir ekim akşamı
Gecenin karanlığını geçte git
Daha mevsimi gelmeyen baharı
Aklımın ucundan atla da git
Zihnimdeki adını sil
Karanlıklarımı aydınlat da git
Ne olur
Kaybetmenin nasıl bir his olduğunu artık biliyorum
Ansızın soluyor büsbütün renkler
Her neredeysem kendimi yanında arıyorum
Şu yolda yürürken adını bilmediğim onca insan
Hepsi mutsuz!
Bir bahar sabahı üşüyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!