söyle gönlüm susma söyle
nidayı bülbüle dön de
bütün hasretin duruyor
ahu gözlü gonca gül de
aşkın asrını tüketmiş
dolanıyor kızgın çölde
suskun dalgınlığın besbelli dolu hüzün
hasret kederinin acısını yansıtıyor al yanaklı yüzün
boşalmaya hazır ahu ceylan gözün
kara kışa dönmüş gibi baharın yazın
bir sevda türküsü söylemek istiyorum
içinde ahu gözlü maral bakışlı
selvi dal gibi suna bulunsun
içimde hasret duyguları dolu dolu
gönlüm yansın yüreğim sızlasın
sensiz tüm kainat kafes
alıp versem bile nefes
sana olan sevdam heves
değildir bil sen prenses
sen sultanlar sultanısın
gel sürmesi güzel gel gel
benim nazlı bebeğim gel
uzak kaçma gel yaklaş gel
seni bir kez seveyim gel
siyah sırma ipek saçlım
aşk söyletir dert ağlatır dilimi
ayrılığın zulmü kırar belimi
gözlerim tutamaz hasret selini
çaresizlik bağlayınca yolumu
ufkumda deryalar ufkumda ummanlar
umudumun gerçeğisin ama yüreğimde amanlar
gönlümde sen dolu sana hasret duygular
senin için cayır cayır yanarlar
hasret özlem vuslat birer derin yara ayrı ayrı kanarlar
yolum düştü uğradım güller diyarına
varıp bakayım dedim hallerine
güle vardım küskün duruyor
karanfile baktım kahırlanıyor
lale sümbül boynun büküyor
çıkar savaşının perde arkası
karanlık zihniyetin yobaz kafası
ankaranın soğuk sisli havası
gitti aydınlığın uğur mumcusu
susurluk onun ferasetiydi
gönlüm derya olmuş ummanını arıyor
umman derelere dönmüş derde derman olmuyor
yaram derin ilaç çare merhem olmuyor
derde derman gelip yaralarım sarmıyor
merhamete muhtaç halde hallerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!