muhabbetsiz sevgi mehtapsız gece
gibi sıkıcıdır huzur bulunmaz
bülbül gonca güle mecnun leylaya
muhabbet duymazsa aşkla dolamaz
gecemin mehtabı mecnunum leyla
derdim bir değil de bine ulaşsa
hasret özlem çile cana doluşsa
ömrüm hazanlara dönüp dökülse
vazgeçemem senden bil ki sevdiğim
güzel olan tüm güzellik
senin yaşamına dolsun
dertler çileler görmesin
güzel geçsin senin ömrün
sen layıksın güzelliğe
terk edilmiş üzülürsün
dalgın dalgın gezinirsin
mükemmelsin çok güzelsin
sen layıksın sevilmeye
ne gerek var üzülmeye
gurbet deşerken derdimi
hasret yakarken bağrımı
tabibler gibi merhemi
sürüp kapattın yaramı
unutturdun tüm derdimi
gönlüm coşmuş deli divane sanki
gezer ortalıkta sarhoş misali
bir berdoş gibide perişan hali
dermansız kalıyor bütün dertleri
dertlerim dermansız olmasın benim
kara kışta sen baharsın
tatlı ılık hoş rüzğarsın
serinleten bir yağmursun
kıra güzellik verensin
ne kadar güzeldi kırlar
tatlı anılarla yaşarken
seninle baş başa
rengarenk çiçekler arasında
bir kelebek yakalayabilmek için
zor şartların zoru daha da zorlaşıyor yar
mevsimin sonbaharı bitiyor
gurbetçiliğin kışına mevsimin kışı eklenmek üzere
sensizlik kimsesizlik sensizlik yalnızlık sensizlik çaresizlik
sensizlik çaresizliğinin soğuğuna
akşam günün aşma vakti
gelince başlar dertlerim
karanlıklarda yeniden
kararıyor gecelerim
uyku girmiyor gözüme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!