sen şarabın yıllarla yıllanmışı gibi
demde kıvamda tamamsın
sen geçmişte getirilemeyen
gelecekte varılamayan zamansın
sen gönlümdeki tüm duygulara amansın
sen yüreğimdeki yaralarda çıbansın
gökyüzü yıldızsız güneş doğmamış
ay kederinden bak yaslar bağlamış
bulutlar kahrından hepsi ağlamış
beni terk edeli zalım sevğili
yüce dağları bak duman bağlamış
mısır kralı firavunu
toplasanda sihirbaz büyücünü
asayı musa yutar yılanını
serer yere tacın tahtın gücünü
yarar böler deryayı denizi
sözün çoğaldığı sesin yükseldiği
kanın kesildiği nifakın tükendiği
zamanın geldiği kardeşliğin pekiştiği
zaman olsun zaman
zaman kardeşlik zamanı olsun
gözleriyin derinliklerindeki mana ve anlama
tapıyordum bir zamanlar
bir sarmaşık gibi sarıyordu her yandan ruhumu
seninle dolu güzel duyğular
öylesine tatlı öylesine mutlu ediyorduki
seni düşünerek uyuduğum uykular
sordum laleye sümbüle güle
döktüm seherlerde nameyi dile
düştüm misali mecnun çöllerde yola
girdim hallerde hal dolu hale
sana sevda dolu gönül perişan
yüzün solmuş sonbaharın hazanı
gönlün olmuş karakışın akşamı
olmuşsun sen artık sen be güzelim
loş ışıklı alemlerin şaşkını
vur patlasın çal oynasın havası
nasıl bir kış var ki böyle
fırtına yağmura karışmış
caddelerde sokaklarda
öbek öbek göl oluşmuş
hem yağıyor hem esiyor
bir zamanlar kapak resmi olan aşkımız
vurgun yedi rafta tozlu albüme döndü
sen sılada elde ben gurbette şaşkınız
gönül yürek ruhlarımız yandı ha yandı
hayaller kurardık türlü biz çok mutluyduk
muhabbetsiz sevgi mehtapsız gece
gibi sıkıcıdır huzur bulunmaz
bülbül gonca güle mecnun leylaya
muhabbet duymazsa aşkla dolamaz
gecemin mehtabı mecnunum leyla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!