kurtuluş için cephe cephe savaştı
sevri perişan etti lozanda güreşti
sahte pehlivanları minderden attı
defteri kapattı kitabı açtı
ingilizi fransızı yunanı
ağlıyor hasretim her seher vakti
sessiz sessiz duran bülbül şahidi
çektiğim çilenin kederi derdi
kahretti gülü de hüzünler sardı
düşmüşüm sevdana çekerim çile
açtım yüreğimi avuçlarına
falcıya gerek yok kendin gör
yaşadıklarını çektiklerini
hasretin özlemin olmuş kör düğüm
yokluğun yakmış tütüyor halen
yıllarca yalnız yıllarca üzğün
bağladım tüm varlığımı senin aşkının uğruna
bu uğurda hasret bile kaldım bak vatan yurduma
ağardı saç gitti gençlik geldim yaşımın kaçına
bunca vicdansızlık niye ne lüzum vardı zulüme
ağarttım sakalı sevda yolunda
türlü türlü zorluk dolu canımda
engellerle kaplı olan yolumda
yürürüm yorgunum yorgunum dostum
felek sakın tutma tutma dalımdan
dökmüşsün bütün derdini gülüm
alıp kalemi pamuk eline
yılmamış ürkmemiş çekip gitmemiş
cesaretle söyle deyip diline
hüzünleri doldurup gönül hanene
yürümüşsün korkmadan sevgi dolu sevdana
temmuzun sarı sıcağı vururken toprağa
kanter içinde çapasını sallıyordu bir kadın
ayakkabısız bir çocuk ağlıyordu tarlada
kara sinekler yalarken gözlerini
sıcak ve sinek bir parçasıydı
bir seher vaktinde bir dertli bülbül
feryadı duyarsan bil ki sevdiğim
bülbül de derdimin dile geldiğin
anlayıp da ağla ağla sevdiğim
gezdiğin bahçenin lalesi gülü
her ortama muhattab olma
her muhattabı ortam sanma
sende olmayanı sende arama
olduğunu sandığına hemen aldanma
sorğula sonra yorgun olma
aklın hakikatı gönlün genişliği
ruhun derinliği yüreğin sağlamlığı
tamsa korkma
Ahmet kölecioğlu 01-04-2012




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!