kahrından düştüm dertlere
feryat ettim hep dermana
gerek görmeden fermana
vurdun beni yerden yere
bu değildi yar dileğim
bir ceylan yavrusu gezer kırlarda
tatlı soğuk sular içer pınarda
bir avcı katletti onu hunharca
dağlar bile isyan etti duyunca
zalım avcı vurma sen o yavruyu
bir koyu karanlık ay ortada yok
yolum dolabaçlı hemde çamur çok
bir silah patladı hiç sebebi yok
vuruldum geceye düştüm be gardaş
sabra sığındım sırrımı demiyorum hiç kimseye
derde düştüm dermanını sormuyorum hiç kimseye
vurgun yedim şu felekten vuruyorum hep bağrıma
kavuşurum belki bir gün ceylan gözlü o yarime
günler değil yıllar boyu
hem bekledim hem ağladım
üç yüz altmış beş gün her yıl
yas tuttum kara bağladım
yılda bulunan dört mevsim
sanma sevdayı aşkı bir avuntu masalı
davranıpta hal tavırda çocuksu
sana bağlı sonsuz mutluluğun kendisi
sanma bitmiş tükenmiş önceden yoktur sonrası
yakışmıyor sana aşkı hayalde bir düş sanması
yaklaşımın olsun yakın
sakın ha sakın olmasın sakın
biraz düşün biraz bakın
olmaz bende kirli çıkın
yalan dolu sahte sözler
uzun yoldan geldim susuz yorğunum
bir damla su verde içeyim güzel
sebebini sormak istersen eğer
bu gönül hasretin derdiyle gezer
vakitler hep akşam güneş doğmuyor
ay görünmüyor her yer karanlık
sarıyor bütün beynimi elem keder
anlamsız bir hüzün anlamıyorum
anlamsız sanki her şey bütün dünya
varlığımı varla buldum
var ile ben varlık oldum
derde düştüm derman oldum
dermanımla darda kaldım
karda kışta bahar oldum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!