derdim derin derya derim
halden haber sorsan gülüm
sensiz tüm zamanlar ölüm
sensin benim canım ömrüm
sıvadım paçayı dereyi geçtim
rampadan düzlüğe vardım sultanım
çiçeği dalında yapraktan seçtim
konan sinekleri kovdum sultanım
ceylana nisbettir tatlı bakışın
gel gönlümün gör halini param parça duygularım
kaldıramaz oldum artık taşıdığım kaygıları
sarıyor bütün gecemi ayrılığın kabusları
onun için yitirdi gözlerim bak uykuları
unut diyorum olmuyor
prensesi pamuk gibi yatışın
gözde ahu ceylan tebessümlü bakışın
yaya canda ömür katan o hilal kaşın
yastığa yaygı yorgan sim siyah saçın
inci dişlerinle bütünleşen tadı balda dudağın
rengin ihtişamı al ile akta
sırlar doludur gör var ile yokta
adalet gerçeği o yüce hakta
görmeye çalış ha şöyle bir bakta
tatlı tebessüm var sarıyla morda
kayboldum ben beni arar dururum
ruh da güzelliğe kurban olurum
ister ise ömrüm verir ölürüm
ruh da güzelliğe kurban olurum
gezerim diyarı elden ellere
her günün aynı aynı zamanda da
ayrılıklarla dolu olduğunu bilmek
hele hele yaşamaya bu şekilde
mecbur olmak yada bırakılmak
onur ve gururun her gün
başka türlü kırılmasını görmek
ne ezadır ne müstehak nede derin bir sızı
ne hüzün dolu bitişin nede garip bir el sallama
senin kendinedir mahşerliğin kendi elinle harabeliğin
bu ne sonuncu kabahatin nede zahmetli el sallamalığın
bu senin yanlışta ısrardan vazgeçemediğin
yanlış tartılarda değer aradığın
bırakma beni yalınız
gurbet ellerde kimsesiz
dert gelir bir gün dermansız
neylerim ben sen olmazsan
benim derdim sensizlikten
ayın parlaklığı aydınlık gece
çıktım kırlara ki sanki ireme
çiçeklere çiçek dilimde hece
alıp seni çiçek koysam nereme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!