her şeyiyle güzel bahar
yüreğimde hasret yanar
yaram derinlerde kanar
ol tabibim ver ilacım
bakın hele şu mazluma
derdi çileyle dolaşmış
garip gurbetin elinde
ölümle randevulaşmış
çaresiz perişan halde
azraille kucaklaşmış
bir zaman diliminde bir süre kalmaktır yaşamak
mümkünmüdür onu geçipte aşmak geçmişe dönmek
yada gelmeden gelecek zamanda bulunmak
bir paydır ömre ayrılan zaman mümkünmü fazlasını almak
ne bir dakika az nede bir saniye fazla olurmu varlıkta kalmak
olabilirmi varlığı manadan manayı varlıktan ayırmak
zalim övünür zulmüyle
mazlum dövünür derdiyle
ne mutlu gönül gözüyle
varlıkları görenlere
kimi tapar servetine
çaresiz perişan çok dertli halim
medet merhametin nerdesin yarim
her gün her an seni soruyor dilim
medet merhametin nerdesin yarim
anlamsızlıklarla dolu düzensizlik
hep gurbet hep hasret amansız çileli dert
neresi mekan neresi yurt
yüreğimin ortasında bir sürü kurt
yol uzun yol dolambaç rampa viraj
Önemlimi memleket sevince ülkeyi sınırlar bizim kekik kokan yaylalar yalçın kayalar ve dağlar deryalar ve mavi dalğalar
Gök yüzü kainatı kaplar ama ben bulunduğum yerden tümünü görürüm yıldızların hepsini ayı ve güneşi tıpkı diğer memlekttekiler hatta diğer ülkedekiler gibi
Toprağım var benim bire yüz bire beş yüz veren nasırlaşmış eller kazmayı küreği tırmığı kavrayan dağların yamaçlarında yaylalar pınarlar koyunlar kuzular miski amber renkler ve kovanlar kovanlara konanlar ve insanlar yüzleri güleç yürekleri yufka gönülde sevda hasret özlem alın teri ekmek toprağa işkence ederler parçalar yırtarlar bıkıp usanmadan sadistçe ama yürekleri yufka gönülleri sevdalı sineği kovar karıncayı incitmezler sularlar tohumdan sonra toprağı başaklar filizlenir boy boy yeşillenir toprak
Hani o bahar akşamlarının tatlı esintisi var ya insanın içini serinleten hani o yemyeşil kırlarda renk renk cümbüşü çiçekleri çiçeklere konup uçan kelebekleri arıları seyre dalar hayaller kurarsın ya
Hani sahilde kumsalda uzanıp güneşin batışındaki o muhteşem ortamdan doyumsuz bir haz alırsın ya hani gece yarısı bulutsuz berrak bir havada ayın oluşturduğu türlü duygular yaşatan tatlı loş aydınlık var ya
Hani deryaların baktıkça derinleşen o muhteşem iç açıcı gizzemli güzelliği var ya hani şelalenin o tertemiz suyunun şırıl şırıl akışındaki o ruhu dinlendiren serinleten o ahenkli akışı var ya
Neyi nasıl anlatayım yada nerden başlayayım anlatmaya gönlümdeki sevdanın yediği vurgunumu beynimdeki düşüncenin karışıklığınımı yoksa ruhumun yangınlarda damla damla nasıl eridiğinimi bilmiyorum
Ama şunu çok iyi biliyorum ki bir çıkmazda bin pişman olsamda seni sevdiğimi
seni özlediğimi alışmışım derdinle bütünleşip seni dermanım görmeye kendimi sende kaybedip seni aramaya
Bulmaya çalışıyorum seni arıyorum ama yoksun bulamıyorum onun için kendime gelemiyorum kendimde değilim sende kayboldum ben sendeyim bulduğum zaman seni kendime gelir kendimde olurum
Gecenin rengi değişmiş koyulaşmış karanlık yıldızlar görünmüyor ay penceresine kara bir perde çekmiş esinti kaybetmiş sıcaklığını biraz üşütüyor hava yağmurda çiseliyor hafif hafif ıslanmaya başlamış yorgun ruhların ücretsiz beleş otelleri kuytu kaldırımlar parklar ve banklar
Sonbahar başlamış belli ardından gelecek olan kış zaten olmayan aş bulunamayan iş şimdi birde soğuk ta ciğerlere kadar işleyen mekansız ve yurtsuz yorgun ruhları taşıyan bedenler yine perişan yine halsiz
Bahar aylarında yaz mevsiminde idare ediyor etmesinede kaldırımlar ve parklar yani ücretsiz oteller ya sonbahardan sonra gelen kış öylemi ya yarı aç yarı tok bedenler beton zeminde ıslak yerde hele palto inceyse battaniye yoksa birde evet yoksa birde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!