ağarttım sakalı sevda yolunda
türlü türlü zorluk dolu canımda
engellerle kaplı olan yolumda
yürürüm yorgunum yorgunum dostum
felek sakın tutma tutma dalımdan
dökmüşsün bütün derdini gülüm
alıp kalemi pamuk eline
yılmamış ürkmemiş çekip gitmemiş
cesaretle söyle deyip diline
hüzünleri doldurup gönül hanene
yürümüşsün korkmadan sevgi dolu sevdana
bir seher vaktinde bir dertli bülbül
feryadı duyarsan bil ki sevdiğim
bülbül de derdimin dile geldiğin
anlayıp da ağla ağla sevdiğim
gezdiğin bahçenin lalesi gülü
ağlatma gönlümü yıllarla yorgun
verdiğin dertlerle kahırlı dargın
gelmiyor ki sonu bitmiyor vurgun
çekiyor çileyi ağlıyor her gün
gel insafa artık bitir dertleri
ağlıyor hasretim her seher vakti
sessiz sessiz duran bülbül şahidi
çektiğim çilenin kederi derdi
kahretti gülü de hüzünler sardı
düşmüşüm sevdana çekerim çile
bir bülbül feryadı gibi seherde
benim ahu zarım durur yar sende
gönlüm çok perişan hal yok bedende
bir dertli divane oldum bak seherde
ümitlerim bir bir sarardı soldu
dinle sözlerimi ey nazlı güzel
ahu zarım sana feryadım sana
acıyor halime seherde bülbül
düştüm düşeli ben senin sevdana
intizara varmaz dilim bir türlü
ağlayıp gözünden akıtma yaşı
dayanamam senin göz yaşlarına
senin mutluluğun benim yaşamım
kurban olurum o kara kaşına
sen gönlümde açan gonca gülümsün
alemdeyim ademim
derin derya damlasında bir demim
dalıyorum tefekküre ben kimim
ben bir canım ben bir canım
ben Anadoluyum dolu doluyum
değerlerle dolu değerlerin yoluyum
halde hal dolu haller halıyım
pir sultan hacı bektaş mevlanayım
ilim irfan yuvasıyım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!