kurtuluş için cephe cephe savaştı
sevri perişan etti lozanda güreşti
sahte pehlivanları minderden attı
defteri kapattı kitabı açtı
ingilizi fransızı yunanı
açtım yüreğimi avuçlarına
falcıya gerek yok kendin gör
yaşadıklarını çektiklerini
hasretin özlemin olmuş kör düğüm
yokluğun yakmış tütüyor halen
yıllarca yalnız yıllarca üzğün
bağladım tüm varlığımı senin aşkının uğruna
bu uğurda hasret bile kaldım bak vatan yurduma
ağardı saç gitti gençlik geldim yaşımın kaçına
bunca vicdansızlık niye ne lüzum vardı zulüme
ağarttım sakalı sevda yolunda
türlü türlü zorluk dolu canımda
engellerle kaplı olan yolumda
yürürüm yorgunum yorgunum dostum
felek sakın tutma tutma dalımdan
dökmüşsün bütün derdini gülüm
alıp kalemi pamuk eline
yılmamış ürkmemiş çekip gitmemiş
cesaretle söyle deyip diline
hüzünleri doldurup gönül hanene
yürümüşsün korkmadan sevgi dolu sevdana
bir seher vaktinde bir dertli bülbül
feryadı duyarsan bil ki sevdiğim
bülbül de derdimin dile geldiğin
anlayıp da ağla ağla sevdiğim
gezdiğin bahçenin lalesi gülü
ağlatma gönlümü yıllarla yorgun
verdiğin dertlerle kahırlı dargın
gelmiyor ki sonu bitmiyor vurgun
çekiyor çileyi ağlıyor her gün
gel insafa artık bitir dertleri
ağlıyor hasretim her seher vakti
sessiz sessiz duran bülbül şahidi
çektiğim çilenin kederi derdi
kahretti gülü de hüzünler sardı
düşmüşüm sevdana çekerim çile
bir bülbül feryadı gibi seherde
benim ahu zarım durur yar sende
gönlüm çok perişan hal yok bedende
bir dertli divane oldum bak seherde
ümitlerim bir bir sarardı soldu
dinle sözlerimi ey nazlı güzel
ahu zarım sana feryadım sana
acıyor halime seherde bülbül
düştüm düşeli ben senin sevdana
intizara varmaz dilim bir türlü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!