henüz bir tomurcuk daha açmamış
etrafına güzel koku saçmamış
bülbüller dalına konup ötmemiş
bir tomurcuk daha henüz açmamış
mevsimi gelmeden kışa tutulmuş
ay aydınlık şavkı vurmuş
papatyalar ağlaşıyor
bir köşede gonca bir gül
dertli dertli iniliyor
sanki dolu vurmuş gibi
sanki ayaz yemiş gibi
bir varmış bir yokmuş var övünmüş yok yerinmiş
deryalar uçsuz bucaksız hemde çok derinmiş
yaylalar yüksek çokta serinmiş
mehtap gök yüzünde yıldızlar uzakta muhteşemmiş
köz küllenmiş tarla ekilmiş ürün toplanmış hasat yapılmış
uzaklara bakılmış dalınmış dalğınlaşılmış
çekiyor bir şeyler beni yüreğimin taa derinliklerinden
sessiz fısıltılarla dünyanın anlamsız ve boş kalabalığının
duygusallığından çıkarıp almak istercesine
çekiyor bir şeyler beni çekiyor sabırlı ısrarlı ve sırlı
sessizliğin suskunluğunda huzur dolu ortamlara
bahar gelmiş tüm çiçekler açıyor
pınarlardan soğuk sular akıyor
hasret dolu gözler yola bakıyor
ayrılık ateşi yürek yakıyor
bir hırkam var bir çarıgım
yoksada lambam çok çıram
usta değilim çırağım
tartsın tartı yoktur daram
bir kadın tanıdım ismi ne lazım
görünce cemalin kamaştı gözüm
ayın on dört hali kadın o yüzün
göstermesin mevla sana hiç hüzün
huri melek yoksa gonca gülmüdür
gurbet elde geldi geçti
türlü türlü derde düştü
sensizlik kefeni biçti
çilelerle geçti ömrüm
bahar bilmem kış yaşadım
akşamdan akşama bir garip bülbül
öter viran olmuş gönül bahçemde
dertle dolu yürek tutuşur yanar
ayrılık hasreti dertli başımda
bilmez yaz baharı kırı çiçeği
giymiş kırmızıyı üstünde yelek
gülmüş yüzüne bahtına felek
bakınca cemaline sanki bir melek
ahu gözlü güzel çok güzel
çıkmış avluya salınır gezer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!