endamın fiziğin bir selvi dal
ağzında sözlerin petekte bal
sal zülüflerini suna boylu rüzğara sal
göz görür seni gönülde olur türlü hal
halde ondört mehtap gibi nurludur yüzün
mahcemale nurlar inmiş aya dönmüş
ahu gözler üstü kaşlar yaya dönmüş
güller görmüş kuruyup gazele dönmüş
yanar dağ lavları sönmüş küle dönmüş
güzelliğin derya derinliği bulunmaz
habere kara sürüldü
kara haber geldi yarden
çaresiz dermansız dertten
can gidiyor canım elden
bülbül güle konamadı
beyninde karışıklık
kalbinde kırılmışlık
hali halde halin yar
yorgunluk ve bitkinlik
umudunda usanıklık
gönlümdeki aşk yarası
bendedir derdin esası
garibin olmaz yuvası
ağlama gurbet burası
dönemem artık sılaya
gözleriyin derinlikteki dalgınlıkta
ıssız yalnızlığın gurbet yıllgınlığı
halde halsizlik dolu halinde
hayatın acımasız bıkkınlığı
sanki sorunlar yumağı
çöreklenmiş yüreğine
hal perişan dert dermansız
gelse de ölüm fermansız
bu gönül seni sevmekten
kalmaz geri geri kalmaz
şu gönlüme söz geçmiyor
manadır maddenin özü
söylenmiştir sırlı sözü
kainatın türlü yüzü
harf kelime cümle yazı
ovası dağı denizi
bülbül gülüne mesti name
olur her seherde
renk cümbüşü çiçekler koklaşıyor
arılarla kırlarda
desti izdivacı ne güzel tabiatın
tabiatla baharda
her zaman hasreti yaşar yüreğim
nedenini yar sana sorayım
bir sebep söyle bende bileyim
bileyim yar bende bileyim
gönlüm aşkın alasını yaşıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!