kamil olan kine kanmaz
garibana zeval vermez
orda burda boş konuşmaz
erdem bilir kamil olan
zalimin zulmünü kınar
ahd eyleyip bülbül gibi nidayı güle
dolamak ne güzel sevgiliyi seherde dile
hasreti her zaman yaşatan o ince bele
örğüle ey suna sırma saçlarını o bele
hazandır sonbaharda düşen her yaprak
temmuz sıcağında kan ter içinde
üşüyorum titriyorum sevdiğim
alev alev ateşlerin içinde
üşüyorum donuyorum sevdiğim
saramadım seni yaram kanıyor
hiç bir şey hiçbir şeyindir
ama her şey bir şeyindir
şimdi söyle de bakayım
var mı senin hiçbir şeyin
sahibi olduğun beyin
her çırağın bir kalfası
her kalfanın var ustası
çırakken kalfam kalfayken ustam
dedi ki dinle diyeceklerimi yani söyleyeceklerimi
her şeyden önce at beyniyin gönlüyün düşünceyin
tarzı icrata engel böceklerini
istermiyim senin derde düşmeni
istermiyim senin acı çekmeni
ben bülbülüm sense gülsün
istermiyim senin solmanı
küskünüm feleğe vurgun yemişim
hatıralar hasret dolu sevdiğim
mutluluktan uzak her gün göz yaşı
ayrılık gurbette bağrıma taşı
bastırıp ağlatır yıllara beni
baharında uzak şimdi gençliğim
yaradan rabbi mevlayı
donattığı şu dünyayı
ihsan ettiği rahmeti
tükenmeyen merhameti
hatır eyle an sevgiyi
hatırlarmısın sevdiğim
kırlarda koşar oynardık
doya doya konuşarak
koklaşır sanki kumruyduk
pınar başına inerdik
hasretten usandım sevdaya açım
ağardı bu yolda simsiyah saçım
bir gün yol biter yar bağlanır göçüm
sevmekti günahım en büyük suçum
türlü türlü çile çektim vahladım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!