gönlüm efkar dolu dilim susuyor
yüreğim yanıyor nefret kusuyor
gurbet zalım hasret her gün inliyor
türlü dertler sardı canım yanıyor
bülbül gülüne mesti name
olur her seherde
renk cümbüşü çiçekler koklaşıyor
arılarla kırlarda
desti izdivacı ne güzel tabiatın
tabiatla baharda
bütün umutları vererek yele
özlemi koydun hep dün ile güne
dönderip gözlerin yaşını sele
estirdin hasretin yelini yine
her zaman hasreti yaşar yüreğim
nedenini yar sana sorayım
bir sebep söyle bende bileyim
bileyim yar bende bileyim
gönlüm aşkın alasını yaşıyor
hasreti yüklenmiş gurbet treni
uzayan yollarda gözden kaybolur
sılasından yarden ayrılan kişi
varmadan gurbete dertten kahrolur
gurbetin çilesi çok dertli olur
nice yıllar gurbet elde hep gezdim
ayrılığa çare bulan görmedim
garip bir köşede derde düşünce
derdine dermanı olan görmedim
bu bir kadermidir yoksa düzenmi
kaf dağında sanma kendini
ben böylede var olurum
gülümserim doğan güne diyerek
sen etikette reklama alışmışsın
sen seni hiçe sayarak
hiçte varolduğunu zannedersin
kalem başın eğiyor
kağıt silerken göz yaşını
yazmaya başlayınca diyarı elleri
ellerde elleri
soğuk esen yelleri rotasız dilleri
solan gülleri
sabahın erinde seherde çıktım
geliyormu diye yoluna baktım
şu kahpe feleğin işine şaştım
türküler söyleyip ağıtlar yaktım
giderken kurmuştuk onunla kavli
kahroldum tükendim son mektubunla
zaten perişandım kara sevdanla
zalimce vurduğun bu son darbenle
ayırdın insafsız ruhu bedenle
varlığımda vardın vazgeçilmezdin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!