henüz bir tomurcuk daha açmamış
etrafına güzel koku saçmamış
bülbüller dalına konup ötmemiş
bir tomurcuk daha henüz açmamış
mevsimi gelmeden kışa tutulmuş
ay aydınlık şavkı vurmuş
papatyalar ağlaşıyor
bir köşede gonca bir gül
dertli dertli iniliyor
sanki dolu vurmuş gibi
sanki ayaz yemiş gibi
bir zalıma bağlamışım gönlümü
hep gurbete çeviriyor yolumu
virana dönderdi gönül bahçemi
kurutup ruhumda bütün duygumu
akşam gün aşarken başlıyor derdim
nedir bu çektiğim benim
bitmiyor artıyor derdim
viran oldu yerim yurdum
alev alev yanar gönlüm
gülistan da bülbül nidayı name
gülüne her seher gönlüyle bakar
zalım gurbetelde canımdan ayrı
sersefil olmuşum ciğerim yanar
arı çiçeklerle bala muhabbet
dalıp dalıp düşünceye
çektiğim hasret ahları
yüreğimde ayrılığın
dayanılmayan dağları
viran oldu viran sensiz
bre gardaşım gardaşım
derdinden deli olmuşum
felek zalım sille ağır
gurbette zelil olmuşum
hoyrat olur fırtınalar
sararıp solar goncası
seherde sarar sancısı
geçen yıllar kaçıncısı
bu ayrılık bu hasrette
yatar uyku girmez göze
bu bir kader değil nefsin oyunu
çalıştır sevdiğim biraz aklını
bükecekler bir gün senin boynunu
bu bir kader değil nefsin oyunu
bu ayrılık bize kader değildir
varlığımı varlığına adamışım bu can senin
ya solarsın ya açarsın gönlümdeki gülüm benim
senden ayrı olacaksam tercihimdir ölüm derim
yoluna fedadır benim taşıdığım tatlı canım
bütün duygularım esir sana duyduğum sevdaya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!