gel muhabbete yar susadı gönlüm
ismini sayıklar durmadan dilim
konmuş dalınada o gonca gülün
sırrına doyuyor bülbül sevdanın
bizler beraberiz biriz
aynı toprağı belleriz
temmuzda alında teriz
aynı sofrayı sereriz
bilmek ister isen fıtrat özünü
oku anla dostum kuran sözünü
kainatın sırla dolu yüzüne
görmek için kullan iki gözünü
hayvandan ayırdı bir akıl verdi
muhabbet aşkın temeli
vazgeçme ha muhabbeten
kurtulmak istiyorsan sen
türlü amansız dertlerden
süzülüp geçmek istersen
sarardı bak benzim soldu sarardı
hayatım zındana döndü karardı
tabipler derdime derman olmadı
bıraktın çaresiz gittin sevdiğim
muhtaç ettin muhanete namerde
ahu gözlerinle mahkum eyleyip
kara kaşlarınla öldürdün beni
şu gönlümü sana verdim vereli
şaşırdım dünyada yitirdim yönü
inan şu alemi gezdim gezeli
bir garip yalnızlıktır tek başına
gelince ilham gönül kuşuna
çıkar bu alemin nice dışına
konar sevdaların kara kaşına
bir gönül ki bu bendeki
senden başka sevmiyor ki
hasretinle alev alev
ne yaptımsa sönmüyor ki
her nesnede biçim farklı farklıdır
verilen can dirhem dirhem tartılır
bir gün gelir ak kefenler biçilir
açılır bir çukur toprak atılır
masal dünyasında menfaat çarkının
odak noktasında oturup
gerçek hayatın kendine özgü
yaşam pratiğiyle ilgili ahkam kesenler
kendini dev aynasında görüp
ortama poz vererek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!