DALGALAR
Azgın ve amansız rüzgar uçururken denizi
Yüzlerde bir sarartı boğulmanın dehşeti
Kim kurtaracak bizi acımasız sonuçtan
Gidiyorken gemimiz bir uca diğer uçtan
MAĞARA
Giz bakışlı şahin
Sen anne acısını
Yatak yapışmasını
Ne bilirsin
ELLERİ BAĞLANAN BEN
Elleri bağlanan ben
Sizinleyim sizinleydim eskiden
Adalet beklentisi vardı
Uykusu ağır mı ağırdı
KİMİ MUTLU KİMİ MUTSUZ ETTİLER
Kim mutlu kim mutsuz belirsiz
Kim kimi mutlu etti eder belirsiz
Kim kimi mutsuz etti eder belirsiz
NE YALANLAR SÖYLEMEKTEDİR KİM BİLİR
Ne yalanlar söylemektedir kim bilir
En fazla güllerden irkilmektedir şimdi
Sokrat’tan sorulan neydi
ZEKİ HOCA
Hoca öğrencilerine hep güzel şeyler söylüyor. Teşvik ediyor onları. Hadi aslanım hadi, çok güzel sen bir tanesin, sen çok zekisin, sen çok çalışkansın. Hadi biraz daha gayret. Hadi yüksek sesle oku. Hadi duyayım seni.
Onları caminin içinde bir halka yapmış, bir birine mesafeli oturtmuş rahlelerinde Kur’an-ı Kerimleri okuyorlar, sesleri bana ulaşıyordu. Cemaat camiden tamamıyla çıkmamıştı. Ben de camiyi terk etmek istemiyordum bu Ramazan- ı Şerif gününde. Dışarısı sıcaktı. İçerde klima çalışıyordu. Bu ortamda en güzel yer burasıydı.
Hafızlar az önce Kuran-ı Kerim okumayı bitirmişti. İki kişiydiler; bir 18, 19 yaşlarında, diğeri 10, 12 yaşlarındaydı. Ön safta öğrenciler dizilmiş mukabeleyi takip ediyorlardı. Yanımda duran bir tanesi oldukça küçüktü. Ben ona kaybettiği yeri bulduruyordum. Onun bu gayreti hoşuma gidiyordu. Bu çocukların bu kadar istekli oluşları hocalarının eseriydi.
05.07.13 CUMA
Gel benim dertli günlüğüm. Bu ne karışık bir yaşam. Bir yanda inşaat, bir yanda düğün hazırlıkları, bir yanda tayin ve yeni iş yerinin getireceği sürprizler, diğer yanda borçlar. Neden dağıldım bu kadar?
Yıllar önce yapacak iş bulamadığımdan can sıkıntısından kurtulamadığım günleri hatırlıyorum. Allah’ım bunları hep ben mi istedim. Dua mı ettim başımı bu kadar karıştırmak için. Şimdi Allah’a yalvarıyorum bu karışıklığa bir son vermesi için.
Cuma saati yakın ben günlük yazıyorum. Oysa hazırlık yapmam lazım. Esim’le kızım gelinlik provasında. Dün laminant için Mehmet Ali Paşa mahallesine gittim. Benim çocukluğumun geçtiği mahalle burası. Adını beğendiğim tanıdık bulduğum işyeriyle yaptım bağlantıyı. Ödemeyi yaptım hiçbir şey almadan. Her şey güvene dayalı. 3 gün içinde yapacağını söyledi. İnşallah. İki ortak da bir yerlerden tanıdık çıktı. Evimin altındaki adama yaptırmadım. Oysa koşullar aynıydı. Mal da, kalite de, fiyat ta aynıydı. Yine aynı şekilde birkaç yere sorduğum halde buraya yamuldum. Şimdi bekleyeceğim. Doğalgazcı araya başkasını soktu. Hazır kiracımız bizi yolda bıraktı. Ben de acele etmeyeceğim. Badana işi var. Temizlik var gazın açılması var.
ARAYIŞ
Ben bir köpek
Ulu kapında
Bağışlanmayı dilerim
YAHYA KEMAL'' E NAZİRE
Biz şi''ri böyle söyledik ağyar söylesin
Hem dost öylesin bunu hem yar söylesün
Gezmişsin gece Canan''la beraber
Yemiş içmiş eğlenmişsin




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim