27.06.13 (PERŞEMBE)
Gide, Stendhal’in günlüklerini okurmuş sürekli. Dostları yadırgarmış. Ben de onunkileri okudum durdum ömrüm boyunca. Gide hep benim dostum sırdaşım olmuştur, dostum sırdaşım demeyelim de öğretmenim diyelim isterseniz. Onun Dünya Nimetleri şiir gibi gelmiştir bana.
Şiir kitaplarını da böyle okurum hep. Fen Lisesi öğrencileri de şaşmıştır bu an belki de. Bir dönem bir şiir kitabını yanımda taşıdığım, ara ara okuduğum olmuştur. Behçet Necatigil’i, Atilla İlhan, Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu sırdaş ve dost edindiğim yazarlar. Bir ömür onları okudum durdum. Fakültede öğrenciyken Dağlarca’nın Çocuk ve Allah’ını keşfetmiştim. Öğretmenliğimin ilk yıllarında yanımda taşıdım onu hep. Sonra Karakoç’un Leyla ile Mecnun’unu. Bir ara Çile’yi taşıdım durdum. Hep bir kitap yanımda oldu zaten.
02 TEMMUZ 13
(Salı)
Hayat ne ki? Rakamlardan mı ibaret? Bir yalan dünyadayız yuvarlanıp gidiyoruz. Sıla- i rahimden başkası yok. Hepsi yalan hepsi boş. Var olsun eş dost, var olsun dini hayat. Onlar da olmasa iyiler, iyilikler ve erdemli işler de olmasa bu dünya yaşanabilir bir yer değil. Geçmiş zaman, eski dostlar hayatı daha bir anlamlı kılmakta. Düşler, sevgiler ve şiir. İşte her şey bu. Dahası bilim yani öğrenmenin zevki, kültür, ayrıca zikir hayatı anlamlı kılan öğeler. Yapacak işleri olmak, bir ideal sahibi olmak ve bu ideale giden yolda hedefleri olmak. İşte bunlar yaşam yolunun aydınlatıcı rehberleri.
Bütün bunlar olup biterken insanın bir varoluş anlamı ortaya çıkar ki yaşama sevincini besleyen bu atardamar ve ona bağlı kılcal damarlar ruhu beslemekte.
Geçmiş zaman aşkları, eş sevgisi, çocuk sevgisi, dostluklar. Hayat sevgi üzerine kurulu desek yanlış olmaz. Hep bu değişmeceli sevgiler gerçek sevgiyi elde etmenin bir geçidi, bir alet ve aracı. Onlarsız olmaz, yalnız onlarla da olmaz. Mecazi aşktan hakiki aşka varmayan bir şey elde edemez. İşte tasavvuf bu yolun kendisi. İnce yol. Tarikat. Ruhun lime lime parçalandığı bir ortamda onu yeniden aşkla imar eden diriliş soluğunun yolu. Biz o yola talibiz. Allah dostlarının yoluna. Aşktan anlamayan ham yobaz kara softaların yoluna değil. Bir de tabii Necip Fazıl’ın deyimiyle küfür yobazı var ki cinsellikten başka bir şey düşünmeyen zavallıların yolu. Günü birlik aşkların tensel zevkleri şaşırttığı para kadın şöhret ve makam sevgisinin körelttiği ruhların cehenneme atılış serüvenlerini gör. Nasıl da bir sinek gibi yalancı şekere yapışıp kalıyorlar da kendilerini dünyanın en üstün insanı sanıp başkalarını hor görüyor hatta aşağılıyorlar. İbn –i arabi ‘Maddeye tapanlar deniz suyu içene benzerler. İçtikçe hararetleri biraz daha artar’der.
‘En güzel şeyler bize çılgınlığın fısıldadığı ve aşkın yazdırdığıdır’ diyor Gide. İşte bize şimdi o aşk lazım. Her an yenilenen, yenilendikçe artan bir aşk bu. Mükemmeli görmek ve ona âşık olmak. Kemalin zirvesi yaratıcıdır. Her şeyin en mükemmeli onda. Kendi fani varlığından sıyrılıp ebedi varlıkta yok olmak, işte amaç bu. Nakıs ve eksik varlıklardan sıyrılıp mutlak olana, mükemmel olana kendini bağışlamak. Yalanı bırakıp gerçeğe varmak. Gerçek yani hakikat. Çünkü ‘hak geldi batıl zail oldu’. Batıl senin varlığın, benliğin yani nefsindir. Ben dediğin, benim dediğin her şey. Sahte bozuk çirkin ve kalp olan her şeyi terk etme zamanıdır artık. Seyr-i suluk bu yoldadır. Gitmek ve hiç geri dönmeden ilerlemek. Ta vuslata erinceye kadar. Fena fillah. Oraya gidinceye dek geçilesi çok makam var. Bütün bu uzun yol tek ışıkla aşılabilir ancak. Sevgi. Allah dostlarını sevmek. Şah -ı Nakşibendilerin yolu İmam-ı Rabbanilerin yolu, Seyyid Abdülkadir-i Geylanilerin, Mevlanaları n,Hacı Bektaş-ı Velilerin, Hacı Bayram ı Velilerin, Yunus Emrelerin yolu bu. Onları sevmenin onlarca sevilmenin, onların kölesi olmanın yoludur bu.
SONE 3 Altın Yapraklarıyla Sarmaş Dolaş
Altın yapraklarıyla sarmaş dolaş
Ağaçlar o eski zaman âşıkları
Karanlık yeryüzünü yutmuş
Her yer tarumar
MERSİYE
- gönlümün sultanı ‘na-
Sen hayatımızın ışığı
Sen gözümüzün nuruydun
Sen güneşimizdin
Siz şimdi bir şiiri özlüyorsunuz ölümsüz
Siz aslında ölümsüzlüğü özlüyorsunuz
Şimdi ben seni anıyorum
Gözlerin süzülüyor yalnızlık göklerinde
Güzellik seninle anıtlaşıyor
ÖVGÜ
Senin dudakların kırmızı
Seni gidi büyücü seni
Ben tanımadan önce
Biraz yabancı
Kim bilir kimden korkmuşluğumuz
Kimbilir nereden kaçırıldık böyle ansız
Bir fırtına sardı bizi gece yarısı
kimbilir nerden gelivermiştir
Ölmek var bir daha ölmemek için
KARANLIKTA MUM IŞIĞI
Gözlerin yakıcı ateş
Kitapların doğrusu
Sevdalara değmiş
SEVGİLİYE MEKTUP 3
Hem uzaklıklarıdır yakın
Ve yakınlıkların sevdalısı
Güneşin şenliği
Ateşin rengi
MERHABA
Merhaba insanlar
Merhaba
Sizi gördüm insanlar
Sabah sabah gördüm
Akşam akşam gördüm




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim