Ahmet Kemal Şiirleri - Şair Ahmet Kemal

Ahmet Kemal

YALNIZ İNSAN

Bir kadın kenti ağlıyor bağlamış yedeğine
Kent yağmalanıyor yangınlarla afetlerle
Nedensiz zulümler işleniyor ha bire
Bu hengamede bize yeni bir aşk lazım

Devamını Oku
Ahmet Kemal

YAŞAMA SANATIDIR AŞK

Yavaş git sarsma dengeleri ey aşk git
Hayat bir dengedir bunu unutma
İçindeki seni yokla hatrını sor unutma
Özünü iyi tut onu unutma

Devamını Oku
Ahmet Kemal

YENİ PAGANİZM



Paganizm ölmedi, paganizm hala yaşıyor. Çağdaş paganizm gündelik hayatın içine gizlenmiş durumda bu yüzden kimse fark etmiyor bunu. Bu yüzden de ruhumuzun d erinliklerine yerleşiyor, toplumları ele geçirip kuşattığı gibi fertleri de derinden derine ele geçiriyor.
Bu gün sabah erkenden kalktığımızda karşımıza çıkan ilk kişiye günaydın deyişimiz pagan dünyasının ilk selamlaşmasını oluşturuyor. İslam düşünce ve yaşantısının alternatifi olarak yerleşen bu tür paganist uygulamalar hayatımızın her yanına uzanıyor, bin bir kollu bir ahtapot gibi dünyamızı kuşatıp yavaş yavaş somurup yok ediyor.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Şiir Okuruna Notlar:6



Hacı Bayram ı Veli 1-2

Devamını Oku
Ahmet Kemal

SİYONİZM VE ORTADOĞU

Ortadoğu’da olan biteni anlamak için Siyonizm’i iyi bilmek gerekir. Siyonizm’in hedefleri, amaçları nelerdir bunları bilmek gerek. Bunları bilmeden bu bölgede neler oluyor bilmek, anlamak mümkün değildir.
Ortadoğu’da bugün neler oluyor, gelecekte neler olabilir, bunu sezebilmek, olanları anlamak, anlamlandırılabilmek için Siyonizm konusunda araştırma yapmak gerekecektir. Bu araştırmalar arz-ı mevut düşüncesinin, sapık Talmud ideolojisinin, kabala öğretisinin ne olduğunu bize öğretecek, biz de Ortadoğu’da geçmişteolup biten, şu an olan ve gelecekte olacakları daha iyi kavrayabileceğiz.
Siyonizm, dünya devleti hayali peşinde. Bütün dünyaya hakim olacak Büyü İsrail Devleti hayalidir bu. Bu hayal yalnızca Büyük İsrail devleti hayalinden de ibaret değildir. Bu ütopya bütün dünyaya hakim oma hayalidir. Bu hayal yalnızca dünya hakimiyetinden ibaret de değildir. Bu hayal Üstün insan, Allah’ın sevgilileri, üstün ırk olan Yahudi soyunun tüm dünya milletlerini köleleştirme hayalidir. Bu ütopya Büyük İsrail Krallığının ütopyasıdır.
Bu krallık Yahudilere dünya cenneti kurma amaçlıdır. Ahiret düşüncesini inanç dünyasından söküp atan bu sapık ideoloji dünya cenneti peşine düşmüş, 2000 yıl sürecek bir yalancı cennetin peşine düşmüştür. Bu cennet şeytani bir cennettir. Bu krallık şeytanın krallığıdır. Bu hakimiyet şeytanın hakimiyetidir.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

EĞOİZM, BENCİLLEŞME VE BİREYSELLEŞME
,
Çağın en büyük yanılgısı bu. Artan gelir ve yükselen refah seviyesi bencilliği kamçılıyor. Bu bencillik o kadar ileri dereceye varıyor ki dönüp bireyi vuruyor. İnsan yalnızlaşıyor, ruhen hastalanıyor, çaresiz ve zayıf bir birey haline geliyor. Bununla da kalmıyor, yalnızlaşan bireyin sorunları arttıkça artıyor, baş edilmez hale geliyor ve hayat yaşanmaz hale geliyor. Ve sonunda insan etrafını ateşler sarmış akrep gibi kendini zehirliyor. Kısacası çareyi kendini öldürmek, hayatına son vermekte buluyor. İntihar çaresiz insanın çaresi, çıkışsız dünyanın çıkışı oluyor.
Bu egoizm yenidünyanın çehresini gösteriyor. Bu çehre asık bir çehredir ve bu çehre mutlu bir görünüş arz etmiyor. Bu aşırı bencillik insanın yapısına aykırı, yaradılışına ters olduğu içindir ki insan mutsuz oluyor, dünya yaşanılacak yer olmaktan çıkıyor, ölünecek yer haline geliyor.
Fakir ama mutlu insan tipi kalkınmasını başarmış toplumlarda zengin ama mutsuz kimlikler yaratıyor. Fakir toplumların zenginleşme hayalleri, erişemedikleri nimetlere erişme hayalleri vardır ve bu toplum bireyleri bu hayallerle sıkıntılara katlanmakta, yokluklara sabretmekte, azla yetinebilmeyi öğrenmekte, israftan uzak, sade, basit yaşayabilmekte ve mutlu olmayı becerebilmektedir.
Zenginleşen tolum, maddi olanakları elde ettikçe paylaşma alışkanlığını kaybetmekte, daha fazla mal edinme hırsıyla daha yoğun çaba sarf etmekte, bunun sonucu kendine, ailesine ve çevresine daha az zaman ayırabilmekte, geçmişte hayal ettiği nimetlere kavuştukça, hayallerini kaybetmekte, onlardan aldığı hazzı kavuştuğu nimetlerden alamamakta, git gide yaşama zevkini kaybetmektedir. Aynen gençliğinde işsiz ve fakir olan kişinin yaşlılığında zengin ve mutsuz bir insan gibi, her şeyin hayal, gerçeğinden daha tatlıdır gerçeği çıkıyor burada karşımıza.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

MANKURTLAR
1

Beyinleri yıkanmış bu zavallılara Mankurt adını takmıştı Cengiz Dağcı. Bir romanında mankurtlaştırılan bir adamın annesini tanımayıp öldürüşünü konu edinir eser. Bu beyni yıkanmış, kendine yabancılaştırılmış, aile ve çevresine düşman edilmiş insanı ele alacağız bu yazıda.
İslam dünyasının her tarafında rastlıyoruz bu örneklere, hem de bolca. Bu tipler özel bir planla hazırlandı ve İslam dünyasının işgali böyle başladı. Batının sömürü düzeni böyle kuruldu. Ve hala bu işgal ve sömürü olanca hızıyla devam ediyor.
İlk Mankurtlaştırmayı Romalılar yapmıştı. Düşmanları olan Galya’lıları kendi okullarında eğiterek, kendilerine gönüllü köle ve asker haline getirdiler. Çağdaş Batı Roma olan ABD ve Çağdaş Doğu Roma olan Rusya aralarında anlaşarak dünyayı bölüştürler, kendilerine ayrılan alanlarda yaşayan milletlerin içerisinden seçtikleri özel adamları mankurtlaştırdılar ve kısa zamanda onlar vasıtasıyla köle haline getirdiler. Ve kendilerine sadık olan bu köleleri ülkelerinde yüksek mevkilere getirdiler, o ülkenin finansa, sanayi ve medyasının hakim noktalarına getirdiler. Böylece onlar vasıtasıyla sömürülerini kökleştirdiler. Onlar vasıtasıyla o ülkenin maden kaynaklarını ve bütün zenginliklerini ele geçirdiler ve en uygun yoldan ülkelerine transfer ettiler.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

MEDYANIN GÜCÜ

Medya günlük hayatımızın içine girmiş olan en büyük faktör. Tanzimat’la birlikte Türk düşünce hayatına giren gazete bu gün TV ve internetle hayatımızı kuşatmış durumda. T’nin renkli dünyası ülkenin en ücra köşelerine kadar girmiş durumda.
Bu yarım asır önce başladı. Her geçen gün biraz daha ilerleyerek en ücra köşelere kadar nüfuz etti. Bu gün cep telefonlarıyla bireyin tüm hayatını kaplar hale geldi. Ailenin içerisine nüfuz etti. Günlük hayatı kuşattı. İnsanın ruhunu kuşattı ve tümüyle esir aldı.
Kentte olup biteni köye yansıttı. Varlıklı olanların dünyasını yoksulların vitrinine çıkardı ve onların kıskançlıklarını tahrik etti. Bu kıskançlık düşmanlığa yol açtı. Bu düşmanlık toplumda yarıştırmaya yol açtı. Bu gün ülkenin doğusunda ayrılıkçı güçler dağa adam kaçırıyorsa bunda medyanın umarsız yayıncılığının, sorumsuz yayıncılık anlayışının büyük payı yok mudur dersiniz?
Dün sokağımızda varlıklı aileler çarşı-pazardan aldıkları şeyleri yoksullar görüp tamah etmesinler diye gizli gizli taşırlardı evlerine. Bu gün medya yüksek tabakanın cafcaflı hayatını alabildiğine tüm ülkenin gözleri önüne arz ediyor, insanların tamah ve arzularını kamçılıyor, o hayata erişme hayalini bile göremeyenlerin düşmanlık hislerini uyandırıyor.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Eğitim Üzerine Yazılar


MİLLİ EĞİTİMİN TRAJEDİSİ

Öğretmenler kendi aralarında konuşuyorlar: okullar öğrencileri bozuyor.

Devamını Oku
Ahmet Kemal



ÇOCUKLAR VE BÜYÜKLER

Çocuklar büyüklerin ateşinde yanıyor. Büyükler emelleri uğruna küçükleri harcıyor. Büyükler kötü emellerine küçükleri alet etmekten vaz geçmiyorlar. Büyükler ne kadar büyükse küçükler de o kadar küçük.
Çocuklar, günahsız yavrular, günahkar büyüklerin oyunlarının kurbanı haline geliyor. Biz büyükler küçükleri kendi kirli işlerimizde kullanmaktan vaz geçmiyor, onları kendi kirli işlerimizin kurbanı haline getirmekten çekinmiyoruz.

Devamını Oku