özgürlük,
gelincik tarlası
direnişle büyür...
emek,
kentlerde yürür,
şanlı sevdalarda
Tarihin durdurulmaz akışıyla
Çıkmıştı yola proletarya…
O güne dek dalgalanmamıştı böyle,
Göklere çıkmamıştı, bu kadar şanlı,
Kızıl bayrak…
Dağlar kar ile boran,
Kentler yangın yeri,
Yollar kan revan…
Her yerde, zulüm ve kırım var.
Dur, bekle biraz…
Buruk bir sevinç gibidir yaşamak,
Sonsuzluğa yürürcesine,
Koşarcasına hiç durmadan…
Bak, direnmeye yüz tutmuş
Mavi bir türkü yine avuçlarımızda
Buruk bir sevinç gibidir yaşamak,
Sonsuzluğa yürürcesine,
Koşarcasına hiç durmadan…
Beklediğimiz gelecek,
Ve umut ettiğimiz ne varsa…
Senin zümrüt gözlerin kadar güzeldir.
Umut yüklü yıllardan sonra,
Yağmurlu bir Trabzon sabahında,
Tedirgindi sokaklar …
Okşardı parmaklarımızı
Güneşli bir gelecek için serpilsin düşlerimiz,
Barış türkülerinde yeşersin halkların kardeşliği…
Dünyamızı karartan savaşlara karşı,
Yürüsün yüreklerimiz el ele…
Barışa giden yolda engelleri aşa aşa,
aşkın alevinde yanıyordu yüzün
yağmurun kızı, diyordu sana herkes
güneş, dudaklarını ısırıyordu, görmüştüm
mavinin ıslak tarihinde bulmuştum seni...
üşüyen ellerindi, üşümüşlüğümü örten
aynaların bittiği yerdeydi güzelliğin
Sergiledin yüreğini emeğin
Güneşin sofrasında
Ölümsüz şiirler yarattın
Evrensel aşklar içinde
Özlemi umuda ektin sabırla…
Kentlerin kalbinde,
Özgür yaşamlar öldürüldü.
Tutsak edildi sevinç,
Üzünç üretti faşizm…
Ülkemin her yanında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!