Yanardağ gibi
patlıyor kalbin,
Dinmiyor yağmuru
Siyonist bombaların...
Yanık et kokar şimdi
yıkılmış kentlerin...
Tonya’nın sis dolu yüreğinden
Kristal yağmurlar damlıyor şimdi
Anılarımızın sararmış yapraklarına…
Hüznün sevecen gülücüklerinde,
Mevsim suskun bir yalnızlık…
Dağların sis dolu yüreğinden
Kristal yağmurlar damlıyor şimdi
Anılarımızın sararmış yapraklarına…
Hüznün ıslak çiçeklerinde,
Mevsim suskun bir yalnızlık…
Yeşil güzelliğe giden yolda
Yüzün bir gülücük güneşi gülüm...
Hüzün yüklü anılara inat,
Aşk, aramızda büyüyor.
Alıp ellerini yıkıyorum sevgimle,
Buruk bir sevinç gibidir yaşamak,
Sonsuzluğa yürürcesine,
Koşarcasına hiç durmadan…
Bak, direnmeye yüz tutmuş
Mavi bir türkü yine avuçlarımda,
yosunlu kıyıları öperken dalgalar
martılar, balıkları tutuklar
kaygılı gözler, mutlu yüzleri izler
üzüntü neşeyi, çile eğlenceyi gözler
yitik umutlar, şişelerde gizlenir
Gördünüz mü savaşın dehşetini?
Duydunuz mu düşen bombaları,
Patlayan mermileri…
Ağlayan yoksul anaları…
Gördünüz mü paramparça ölüleri
Gördünüz mü keskin nişancıları?
Tutsak edilen şiir,
Öpecek yine yeşilini dağların,
Ve mavisini gökyüzünün...
Mavi bir türkü akarken sevgilere,
Yücelir yüreklerde barış çiçekleri:
bitimsiz bir kötülük çemberinde
boğulmakta umutlar
sevginin mavi kıyılarında
can çekişiyor güzellik
gecenin kollarında
özgürlüğe kan damlıyor...
Bahar değil acı yükleniyor dallarıma
Yapraklarımda ayrılık
Meyvelerimde gurbet
Vuslat olup gelir misin kollarıma
Ellerimde kış, saçlarımda kar
Cemre olup düşer misin toprağıma…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!