Gitme, bekle biraz.
Dağlar kar boran,
Kentler yangın yeri,
Yollar kan revan…
Evler hapishane,
Her yerde, ölüm ve kırım var.
Fırtınanın kollarında,
Dans eder Karadeniz,
Çırpınır yaralı doğa...
Bulutların gölgesi,
Yalarken şehri,
Geçersin göğsünden
Özlemin çağrısıdır aşk,
Gizemli bir güzellikte çiçek açar,
Sarıp sarmalar insanı.
Sözden söze gizli akış,
gözden göze yakamoz,
ten içinde beden yağmuru,
Parmaklıklar arkasında,
Umut yaralı çiçekti.
Güneşin çocukları geçtiler çilelerden,
Geçtiler teker teker kanayan gecelerden…
Şimdi tüm ezilenler,
kış mevsiminin gökyüzünden,
yoğun bir hüzün yağıyor,
yoksulların üstüne.
soğuk rüzgardan kaçan kuşlar,
kalbimizin sıcak noktalarına konuyor.
Tutsak edilen şiir,
Öpecek yine yeşilini dağların,
Ve mavisini gökyüzünün...
Haklı bir türkü akarken sevgilere,
Yücelir yüreklerde özgürlük çiçekleri:
uzak haberlerin
yakın görünümleri
sunar şiddetini vahşetin
o şiddet ki
simgesidir nefretin
işkencesidir etin...
dağların doruklarında
uyanırken karlı güneş
ormanların eteklerinde
kızışır renklerin dansı
yanar nice tutkular...
Hain bir bomba patlatıldı yüreklerde ansızın,
Daha dündü, gencecik parçalanıp döküldüler.
Aralık dudaklarında mutlu bir gülümseyiş vardı,
Çizgi çizgi özgürlüktü parıldayan yüzlerinde.
Gel bir bak, gel ve gör tam yakından
yanardağ gibi patlıyor kalbin
dinmiyor yağmuru Siyonist bombaların
yanık et kokar yıkılmış kentlerin
tüm kanlı kırımlar
yazıldı göğsüne Filistin
acıların isyan tohumu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!