Buruk bir sevinç gibidir yaşamak,
Sonsuzluğa yürürcesine,
Koşarcasına hiç durmadan…
Bak, direnmeye yüz tutmuş
Mavi bir türkü yine avuçlarımda…
kudurmuş fırtınası tepkilerin
çarparak karanlıklara
boşalıyor yeşilin üstüne yağmur
durmaksızın
yürüyor doğanın diyalektiği
yaşam umuda akıyor
doğa, cehenneme düşmeden
ağaçlar, kuşlar, ormanlar yok olmadan
karanlığın burgacında boğulmadan insanlık
bütün mavi düşlerin
yaşanası bir dünya için
el ele vererek direnmeleri gerek...
Ormanlar sis içinde,
Karagöl,
Yeşil güzellikler gölgesi...
Yürürsün beyaz bir şiir gibi,
Yüreğinde aşkın ağrısı,
Gözlerinde özlemin çağrısı…
Uzatırken elini elime Eylül,
Yaklaşıyor yıldönümü acıların.
Ama uçuyor ötelere,
Mavi kuşları barışın.
Tutsak edilen şiir,
Cerattepe düşmeden
Ağaçlar, kuşlar yok olmadan
Karanlığın burgacında boğulmadan insanlık
Bütün mavi düşlerin
Yaşanası bir dünya için
El ele vererek direnmeleri gerek.
Sınır hatlarında,
Zulmün çelik kuşları,
Ölüm kusar...
Yurdun kalbinden
Binlerce ağaç düşer,
sürüne sürüne üzüntüler
dayansa da kapına
ağlama karanfilim
acıların isyan olsun...
özgürlük, alanlarda büyür
emek kentlerde yürür
Yürüyor savaşa karşı milyonlar
Barış ve özgürlük yolunda
Yürüyoruz milyonların kolunda,
Halkların geçtiği yoldan geçiyoruz
Yaşadığımız coğrafyada
Dalgalanırken,
Ilık esintilerde anılarımız,
Uçardı avuçlarımızdan kuşlar...
İzlerken mevsimleri aynasında suların,
Paylaşırdık şarabını sevginin...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!