Anlarsın,
Yiyip de doymayınca anlarsın.
Bakıp da görmeyince anlarsın.
Renkler siyah beyaz,
Çiçekler kokusuz,
Nefes işkence,
I-ÖLÜLERİN YAŞAMI
Beyhûde eder akşamı zevk-i sefa,
Ne hazineler yatar bu garnizonun altında.
Cellat baltayı boynuma yoldaş kıldığı anda,
Artık sana bile yabancıyım bu bataklıkta.
Anladım sana sevdamı kendimi tanımadığımda.
"Düzensiz düzenlerin manifestosudur bu mısralar."
Ölüler tarlasında her akşam ekip biçerken,
Geçmiş yaşam filizleri anlatır beni.
Yolculuğun bel koparan sancısında,
Her gün biraz daha ölürken,
Nefes almanın verdiği acı,
Yazmaz hale getirdi kalemimi.
Mürekkebim kaçma planı yapıyor benden.
Dönüşmek istemiyor bu satırlara.
Dönüşmek istemiyor ruhumun riyakâr aynasına.
I-GÜL, KAR VE YALAN
Beyaz bir kar tanesi siyah gibi yaman.
Lambalar yanar akşam akşam.
Ah içimde ateş cayır cayır yanan.
Siyah bir gül ak gibi yalan.
I-KARANFİL VE GÜLCE'NİN HİKÂYESİ
Kalbimdeki Karanfile bir kuş konmuştu.
Kalbi sarardı ve senin aşkınla karardı.
Bekledim, uzak ülkeden bir ufak muştu.
Ulağın biri geldi, ağlayarak mektup verdi.
Zalim bir cellat onu, Karanfili sormuştu.
Karlar erir kardelenler dirilir içinden.
Bu ülküyle yaşadım hayatımın baharında,
Kuyunun dibine de düşsem Yusuf gibi.
Senin umudunla yaşadım karanlıklarda.
Beni terk ettiğin herhangi bir zaman,
I
Kandiller uyandı zulmü bitti mumların.
İnce mi ince bir ölü uyandı artık.
Başladı ölürken yeniden başlayanlar.
Mumlar karardı ölmedi bugün her gün ölenler.
Bembeyaz bir kağıdın üstünde simsiyah harfler.
Artık tüm pişmanlıklar anlamsız.
Özürler nafile.
Kelimelerin kifayetsiz olduğu,
Uçurumun başı.
Bu savaşın haklı ya da haksızı yok.
Bütün kavramların boşa çıktığı okyanus.
Kirli gecenin kokuşmuş karanlığından,
Bir aydınlık katleder günahları sabaha karşı.
Fecirden doğan güneş saplanır heyûlaya.
Bin kere yenilen şövalye inanır bu hülyalara.
Tek bir his var içinde, vuslat denen iki hece.
Umut dolu şövalye yol alır kulenin dibine,




-
Filozof Sosyolog
Tüm YorumlarKaleminiz kavi olsun. Yüreğiniz incinmesin. Emeğiniz değer görsün..