Şiirlerimin sessizliği
Bir nargilenin dumanında
Kilimleymiş sedirler
Işıldayan fanusların sallanan gölgesi
Sis
Nazlı sokağın sönmüş ama sürmeli yüzünde gecenin bir bilinmez vakti ne in ne cin
Paslı ellerinde kirli sokak gülleri –en azından gülen dişleri
Çingene mahallesinden sefilce sarı saçları, boyalı dudakları, yamalı fistanı aşk peşin
Sis gözlerine sinmiş sahibesiz, isimsiz roman dilberi
Sis bulvarı
Gecenin soğuğuna aldırış etmeden soyunmuşsun
Sis yine çıplaklığına üşüşmüş İstanbul
İffetsiz birkaç lambanın sahilinde martıların
Senden peydahladıkları sabahları beklemekte
Şarap şişesine hapsolmuş ayyaş nedim çıplaklığını gözlemekte
Gece karanlık ve soğuk
Sofia treninin dumanı, gece yalnız
Dimdik ayakta, omuzları geniş
Tarihten kopuş, tarihe uzanış
Sofia treninin dumanı boğuk
Tango Flamenko
Ritimlerinde savruluyor
Metro altı seremonisinin
üç nokta
Bir gün olur
bir gün ölür
şair kör olur
şair sağır
ama olsun
Umutlar çöplüğünde kaybolmuş insancıklar, hayatın özü bu değil mi?
Ya şunlar!
Ellerinde pusulalar yol gösteren binlercesi, çöplüğün kalıcıları,
Karmaşalık mertebesinin uçarı düzeyinde mırıldanan kargaşalar
Yaşamsal fonksiyonlardan bihaber, vızıldayan, kurtçuk taşımaya yaramayan sinekler
Yerli yerinde bir düzende sapmalar aramak için bütün varlıkları
Tezat ve yine kelimeler…
Körelmiş kaleminden damlıyor
Gözlerinde peydahlanmış hüzün
Harflerin gölgesinde raks




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!