Denizin o kaskatı, o büyük sessizliğinde,
Bir masanın üstünde unutulmuş eski bir saat gibi tıkırdıyor zamanım.
İçimden bir ses "Kaptan!" diyor, ahşabın küf kokan teninden sızarak,
Ceketimin ceplerinde taşıdığım bu mavi kırgınlıkları,
Bu tamamlanmamış gökyüzü taslaklarımı da döksem boşluğa,
Diner mi içimdeki o bitmek bilmeyen uğultu?
Aynada durup dururken solan bir yüz gibi,
Sığıyorum yavaşça kendi yalnızlığıma.
Ben ki her şeyi biriktiren, her şeyi yarım bırakan,
Işıklı vitrinlerin arkasında unutulmuş hüzünlü bir bibloyum,
Paslı çivilerle çarmıha gerilmişim bu ağır, bu yabancı dünyaya.
Şimdi ellerimdeki bu son imgeyi, bu çocukluk esintisini
Bıraksam dalgaların o gri, o kayıtsız sarhoşluğuna,
Dünyaya sığmayan o yorgun gölgemden,
O bitimsiz takvim yapraklarından süzülüp,
Düşlerimi de atsam denize,
Kurtulur muyuz kaptan?
Kayıt Tarihi : 11.06.2017 10:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!