Kavurucu öğle sıcağı korkunçtu,
Bir yaprak bile kımıldamıyordu,
Terim gözeneklerinden sızarken kuruyordu,
Bir sonuca varamadım..
Bütün düşler ve umutlar,
Gözyaşların göğsüme şelale gibi döküldü,
Üzerimdeki ölüm bulutu kalkmamıştı,
Boş gemi ve yeteri kadar tayfa,
Hışırtısı kadar yumuşaktı..
Sesi bir fısıltı gibiydi,
Yalnızlığın hışmıyla kabalık bana yadigâr,
Esip gürlemek ne haddime,
Gönlümde yalnızlık aşikâr..
Şükür yine de hem sınavdı ve de sınandım,
İkrar ile susmak bana yâr,
Mazileri gömdüm gerime,
Hücrenin, düşlerimde mavimsi renk alan,
Araları yosunlu hüzünlü,
Kararmış soğuk taşlarından,
Tuhaf bir huzur sızıyordu,
Yinede ödenmekte olan suçların..
Gözlere çarpmadan yaşadım,
Divana uzanıyor suçlu arıyorum,
Beni bu duruma getirenleri suçluyorum,
Buhranımı suçluyorum..
Sağırsızlıklara sessizce,
tükendik halimizi dile getirdik,
saymadı Rabbim şikayet, tereddüt etmedik,
hiç çekimser olmadık korkuyla içe sinik,
armağan bir bukle gülümsemendi bir parça sohbet..
zihnimizde parçalanmış takvimler,
Aklıma hoşgeldin..
Konuklarım biraz kalabalık,
Ortalık birazda dağınık,
Her yer yaş işte, camlar senle bulanık..
Üşüyorum yüreğim kar yağışı,
Akşam sessiz ve sakindi,
Pelerin gibi bütün sesleri boğdum,
Karanlık kayboldu korkunçtu uçurum,
Serap gibi titreşip dağıldım,
Kayboldu uçurum..
Söylemler yetersiz,
Özgürlük için yatırım yap,
Hatalar yolundan deparla geçtin,
Hayatın hep sorgu ve sualsiz..
Sor kendine tanrın nerede..?
"Strateji dehası, Bedir’in sarsılmaz kale kapısı...
Doğru sözün ve sarsılmaz cesaretin sahibi Hubab bin Amir..."
"Bedir kuyularının başında bir yiğit durdu...
Dedi ki: 'Ya Resulullah, eğer bu bir vahiy değilse, suyun başında biz durmalıyız!'
Efendimiz gülümsedi, onun ferasetine hayran kaldı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!