Musibete sebep aradı insan,
Bir gök gürledi, yandı insan,
Doğulardan bir yerde süratli düşman,
Ne göründü göze, ne yakalayabildi insan..!
Yok mu sende feraset,
Bahar kokar yüzü,
Miskti ten kürkü,
Kulaç attım zihnim ötesine,
Mabedi şefkat güdüsü..
Yorgun biçare izlerin dokusu,
Ben yanıldım,
Romantikçe düşüncelere kapıldım,
Bulutların sevgilisi yüzümü okşadı,
Yağmura hüznümü açtım..
Gölgeler koyulaştı,
Biber yakıcı ve kindar,
Tut sözünü uyan nerede oldun var.
Var şu senin halin kindar,
Hin planların var ve hin planlar.
Benimle yaşlanan anılar,
Gönül fâni, dünya fâni...
Kalır ancak Zat-ı Bâki...
Güneş doğar ve batar, ömür bir nefes,
Bu han-ı yağmada boş kalır her kafes.
Kimler geldi geçti, hani nerde ses?
Kelimelerle uğraşıyorum,
Kelimeleri bölüp duruyorum,
Dilencilerden kaçıyorum,
Yüzüme anlatılan acılıklarla titriyorum..
İnsanlık dışı oldum,
Çarpık ayaklarım şaşkın,
İstikâmet vahimde sıskı,
Kısıtlı tüm düşünce taarruzlarım,
Yalancı kadar itici yabancı olamadı..
Dünya irade dışı mı dönüyor..?
Durmasın ıslak yağmur,
Dokunmaz mı kuruyan göz pınarıma..?
Süzülmez mi buğulu camlarda..?
Hayallerin hırçın kırıklığında..
İçimizi rahatlatan toprak kokusu,
Katletmek tarihinde gömülü leke,
Tevrat'ı aksanına yamaladın nefisle,
Diline göre şekilleniyor kitap,
Adına ilâhi din dersin hâl harap..
Musa'ya inandım deme ahmak,
Bırakmıyor yakamı namazlarım,
Peşimde yanı sıra günahlarım,
Allah'a sığınarak şeytanla yol aldım,
Ve yine hüsrandaydım..
Temiz yüz ardında astarı kiri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!