Bismillah...
Sübhanallah...
El-Hayy, El-Kayyûm...
Ruh bedenden azad oldu, kuruldu asude-i pazar,
Dünya bir rüya imiş, uyandırdı bizi o mezar.
Avlarını en tepeye çıkarırsın,
Yere atıp parçalayıp yutarsın,
Küçük takımlar sana çerez kartalım,
Avrupayı titreten yegane takımsın kartalım.
Siyah gömlek altında beyaz kefen,
Beyin düşlerime aracı,
Düş kurdum yıkıldı,
Enkaz altında güvendiklerim,
Acımasızca silip attım..
Yüzüme güldüler kahkahayla,
Kavrulma hissinin verdiği daimi acı,
Ölümcül dudakların teması,
Sabırsızca titriyorum..
Kızıl ışık hüzmesi altında titreşik,
Nidalar acı sözlere eşlik etti,
Fikrimi özgür bırakıyorum,
Dinsin sancılarım yeter bıktım,
Hatırımdan geçen her fani sorguluyor,
Yazıların neden ağlıyor..
Diriltiyorum tüm aklımda kalanları,
"Mekke’nin kavurucu sıcağında, göğsünde dev kayalar...
Umayye vurdukça O, 'Ahad! Ahad!' diye inledi.
Sıddık geldi, can bedeliyle aldı o nuru, azad etti aşkı.
Yıllar geçti... Resul’ün emriyle Kabe’nin burcuna çıktı siyah inci.
Ezan okudu, yer gök sarsıldı!
Ama o gün geldiğinde... Güneş karardı, Sultan göçtü.
sevmek mi.?
merhaba bile diyemedim..
özlemek sancılı her demde,
ben sancıyla yoğruldum,
sevmeyi bilemedim..
Dik dur eğilme..!
Atanın yolunda ilerle..!
Bilim, ilim, tıb'da dehâ,
Zekası ile kıskandırır avrupada..
Alma şu gavur icadı..!
Kendimi okyanus dalgaları ortasında,
Bir gemi gibi yalnız hissediyordum,
Karanlık, bilinçsiz dünyama saklandım,
Geçmişimse alacaklı..
Seyredildi çığlığım benim,
Düşünceler hapsine düştüm,
Bir kaldırım taşıyım ezildim,
Ezildikçe, mahluk gözümden düştü,
Sırtımı dayadığım duvardan düştüm..
Düştüm, gözüm hapsinde ufkun derinliğine,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!