Beyler yayılmışlar zevki sefa da,
Sen yine iş yollarında.
Dosdoğru git oğlum sen,
Hep sağdan, sola hiç yanaşma.
Sakın yolundan şaşma,
Kızıllara asla bulaşma.
Çalmıyor, çırpmıyorsan.
Haram bir lokma dahi,
geçirmiyorsan yavrunun boğazından.
Namusunla çalışıyor,
namusunla yaşıyorsan.
Ayılana Uludağ gazoz,
Bayılana seksen derece limon kolonyası.
Penceresi üç milimlik cam cama,
Selamın aleyküm söyle o inatçı yara, Muallim hoca.
Evreşe yolları daracıcık, daar,
gidip yalnızlık yatağıma girmeliyim,
acılarıma soyunarak.
hüzünlerimi bırakmalıyım uykularımda.
rüyamda gülümseyerek ağlamalıyım yine anamla, babama.
EMEĞİN
GECE
ŞİİRİ
Şehir uykuda ve ben;
uykumu dağıtmaya çalışıyorum,
Çocukların kuşlar gibi özgürdür ruhları,
Şen kahkahalı şarkılarla kanatlanırlar.
Kaldırın kafesleri,
Yıkın duvarları.
bir derdi var dünyanın!
gökyüzü ağlıyor durmadan.
hüzünlü bulutları kucaklayıp okyanuslardan,
sessiz, sessiz uçuşup rüzgarda,
kara kara kararıp yeryüzüne,
makineler can taşır,
canların gözlerinde hüzün var.
ne acayip bir çelişkidir?
kış ortasında, bahardan çalma bir gün,
ve adeta güneşin gözlerinde umut var.
Sonbahar rüzgârları,
Uçurtmaları çağırıyor gökyüzüne.
Ağaçlar yapraklarla veda halinde.
Göçmen kuşlar yine terk ediyorlar bizi.
kırlangıçlar bizi terk ettiler ve




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!