Daha âlem seni hiç, tanımazken bilmezken,
En güzel şiirimi, ben sana yazmadım mı?..
Mecnun bile Leyla’nın, gözyaşını silmezken,
Harfleri imbiğinden, seçerek süzmedim mi?
En güzel şiirimi, ben sana yazmadım mı?..
/
Orduya emir var asker hazır ol
Hedefte gidilen yer Sarıkamış
Verilen her emre artık nazır ol
Kuru ayaz soğuk kar Sarıkamış
Sarp yamaçlar geçmek zor Sarıkamış
/
Gurbet nasıl acıdır, ancak yaşayan bilir,
O acının izini, bulalım bir şarkıda.
Kimi sessizce yaşar, kimi habersiz ölür,
Hüzne kapı açalım, dolalım bir şarkıda.
/
Mecnun aşkın narına, yolu Leyla kılarken,
Salatın salayla karıştığını,
Küfrün dua ile yarıştığını,
Düşmanın mal için barıştığını,
Duydum gördüm desem sakın şaşırma!..
/
Erkekler kadına nasıl özenmiş,
Kolay mı sanırsın, bitti diyorsun,
Şarkıda türküde, dillerindeyken.
Vuslatın gelmeden, yetti diyorsun,
Sıcaklığım hala, ellerindeyken.
/
Cümleler yorulur, sözler yorulur,
SEBEBİ SENSİN SEVDA
Şu firari ömrüme, uğrama dedim amma,
Dualarla buluştu, sağcı solcu bir safta,
Asker polis vatandaş, hepimiz tek tarafta,
Derince ‘de değiliz, sanki herkes Araf’ta,
Söyle şehidim söyle, var mıdır şefaatin,
Bir yağmur gibi şimdi, yağacak mı rahmetin.
/
Yıkılsın zalimlerin, bitmeyen saltanatı,
Hayrettin’e, Engin’e, Servet’e selam durun.
Bayrağın için yaşa, atamın nasihati,
Mustafa’ya, Sefa’ya, Ahmet’e, selam durun.
/
Mukaddes toprağımız, şehit kanı kokarken,
SEN AKLIMA GELİNCE
Sen aklıma gelince:
İçimde dört mevsim halaya duruyor, dağların üzerinden aşıp gelen rüzgârın fısıltısında. Sanki iki kürekli bir sandalla okyanuslar aşıyorum, ruhumda yılkı atları koşturuyor sanırsın. Hayır, hayır sevgili, içim sanayi devrimlerine inat sevdaya adanmış bir yüreğin duasına yalınayak koşuyor. İçimde acılar sökün tutsa da ben umudun üşüdüğü bedenlerde sana ulaşmak için her sabah yeniden doğuyorum…
Sen aklıma gelince:
Sana Hz. Âdem’in üç yüz yıllık tövbesiyle koşar adım gelirken, hatalarım içimde kendini linç ediyor. Utanıyor yanaklarım gökyüzünün mavisinden, Dicle’nin sularında yakamoz olup parlıyor bakışlarım dünyaya. Balıklı Göl’de bir çocuğun saçlarını okşarken, kum fırtınasına şemsiye açıyor buluyor kendimi. Nur dağında motorunu yakmış kamyonculara el sallayarak geçip giderken, Galata’da balık tutan insanlara rastgele diyorum mesela. Anlıyor musun sen gülünce daha çok bağlanıyorum hayata…
SEN AKLIMDAN ÇIKMADIN
Fatih gibi savundum, arşa çıkan aşkını,
İkrarımdan ar çıktı, sen aklımdan çıkmadın.
Onurumla taşıdım, beni yakan aşkını,
İnatların sur çıktı, sen aklımdan çıkmadın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!