Melekler kanatlarında taşır ismini,
Gökyüzünü süsleyen güzelliğin,
Gülüşünle süslenir.
Boğazın serin sularından bakarım endamına,
İstanbul kadar aşığım gülüşüne.
Sen gülünce,
Çok zaman eskitmişim, hesap kitap tutmadım,
Aklıma geliyorsun, hala seni özlerim.
Sana olan sevdama, hile hurda katmadım,
Belki de biliyorsun, hala seni özlerim.
/
Nasır tutar demiştim, yaralar kabuk bağlar,
GİDERİM
Canhıraş çığlığımı, ezmiştin yıllar önce,
Seviyorum demiştim, çaktın hatırlar mısın?..
Şu yetim yüreğimi, doğradın ince ince,
Nice haksız diyeti, taktın hatırlar mısın?...
HER ŞEYE RAĞMEN SEVDİM
Gözlerine baktığımda başladı her şey,
Bakılmayacak gibi değildi gözlerin.
Beni alır götürür dünyanın en ücra köşesine,
Soluksuz bırakırdı.
Helal rızık helal lokma
Haramı kapıdan sokma
Sağa sola fesat bakma
Hesabını veremezsin
/
Kötüye uzatırsan elini
HİÇ MERAK ETMEZ MİSİN
Ben sana yanmış idim, kör kütük sarhoş gibi,
Not: Kıymetli Sami Biberoğulları hocamın “Böyle Bir Hoş Görü Varsa Haydi Hoş Gör De Göreyim” adlı şiirine naziredir.
Biri sana ana avrat sövecek,
Hoşgörüyle bakacaksın öyle mi?
Haksız yere hepinizi dövecek,
Nasıl bir vakte düştü, şu ömür teranemiz,
Felaket dört yanımız, her halde gümandayım.
Çocuklar ölüyorsa, hiç güler mi hanemiz,
Karışmış tüm hesaplar, boranda dumandayım.
İkiyüzlülük dolu, iğrenç bir zamandayım.
/
Nasıl bir vakte düştü, şu ömür teranemiz,
Felaket dört yanımız, her halde gümandayım.
Çocuklar ölüyorsa, hiç güler mi hanemiz,
Karışmış tüm hesaplar, boranda dumandayım.
İkiyüzlülük dolu, iğrenç bir zamandayım.
/




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!