Her saniye nefes alıp vermekten
Allahın günü üç öğün yemekten
Gelip geçene selam demekten
Bıkmadıysam senden niye bıkayım
Gece gündüz çalışıp didinmekten
Gözlerim kaldı yolda
Arıyorum sagda solda
Burma bilezik gibi kolda
Olabilseydim keşke
Gözüm yaşlı bagrım yoka
Ateşten gömlek giyemem
Gönülsüz pişeni yiyemem
İlle de benim ol diyemem
Sevdiğimi bil o bana yeter
Gülmezse gülmesin yüzün
Yollarına gül serdim
Eğilip alırsın
Doya doya koklarsın diye
Farkına bile varmadın
Çiğneyip geçtin
Hem de eze eze
Bu işe ne zaman verdin ne de emek
Hazırlanmış sofrada yedin yemek
Her dönem kazanmak buymuş demek
Bu işi biliyorsun helal olsun sana
Ne işi gücü ihmal ettin ne de uykuyu
Gönül fetheder sözlerin piri
Dilinden inciler döker iri iri
Dün rüyama girdi böyle biri
Hayra yordum dualar ederek
Bir rast şarkıydı kapı çalışı
Her şeye yorduk kafayı
Arttı kimlikteki sayı
Gören artık diyor dayı
Sanırım yaşlandık artık
Derdi aldı zevki sattı
Geceleri hiç hem de hiç sevmiyorum
Karanlıklar üstüme üstüme geliyor sanki
Yumuşacık yataklara sırtımı değmiyorum
Pamuklar diken olmuş diken deliyor sanki
Yastıklara sarılmanın utancını yaşıyorum
Huy edinme boş konuşup üzmeyi
Bırak kafana göre dolaşıp gezmeyi
Haddini bil aşma sakın çizmeyi
Fazla naz aşık usandırır güzelim
İnsan kalbini sanmayasın kaya
Kimi zaman
Bir cami avlusunda
Yada bir kapı önünde
Bir notla kundak içinde
Kimi zaman




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!